FacebookTwitterKünye|Hakkımızda|Basında YeniProjeler.com|Servisler|Sektörel Haberler|İletişim
ÜYE GİRİŞİ | KURUMSAL GİRİŞ

Yeni Projeler Logo

İSTANBULANKARAANTALYAİZMİR

Türkiye’nin enerjisi pencereden kaçıyor

Yaşam alanlarına gün ışığı ve havalandırma sağlayan pencereler, enerji verimliliği için oldukça önemli.
Mail At
Türkiye’nin enerjisi pencereden kaçıyor

Pencere ve Kapı Sektörü Derneği’nin (PÜKAD) son dönemde yaptığı araştırmada bunu ispatlar nitelikte. Araştırmaya göre; Türkiye enerjisinin yüzde 30’unu binaları ısıtmak için kullanıyor. Bu değer dikkate alındığı takdirde, enerji tasarrufunda pencerenin ne kadar önemli bir yapı elemanı olduğu ortaya çıkıyor.

Bu noktada pencere seçiminin önemine değinen REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, binalardaki enerji kaybının en büyük sebeplerinden birinin yanlış pencere kullanımı olduğunu ve bu kullanımdan ötürü enerji kaybının yüzde 15 olduğunu söyledi.

Son dönemde yapı sektörü için yapılan araştırmalar gösteriyor ki; çok eski ve verimli olmayan pencere sistemine sahip binaların ısınmasına harcanan enerjiyle yeni pencere sistemlerin arasında ciddi fark var... Binalardaki ısı kayıplarına bakıldığında bu oran ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Çünkü sarf edilen ısı enerjisinin yaklaşık yüzde 15’i pencerelerden kaynaklanıyor.

Dolayısıyla pencereler, bir yapı için sadece dış görünüş değil, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasının başlangıç noktası. Bugün gelişmiş teknolojilerle üretilen PVC pencere ve kapı sistemleriyle çok yüksek ısı yalıtımı sağlanarak ciddi oranda enerji tasarrufuna ulaşılabiliyor.

“Doğru tasarım, doğru seçim ve doğru kurulum”

Kentsel dönüşümün yarattığı yeni konutlar ve renovasyon gören yapılar sayesinde pencere sektöründe de artık enerji verimliliğinin ön plana çıktığını belirten REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, Türkiye’de de binaların ısıtmasında doğru pencere seçimiyle yüzde 30’lara varan enerji tasarrufuna ulaşılabileceğini söyledi. Enerji tasarrufu sağlayarak maliyetleri düşüren pencere sistemlerinin üç temel aşamadan geçtiğini belirten Özmert, “Pencerede doğru tasarım, doğru seçim ve doğru kurulum enerji tasarrufunda büyük önem arz ediyor. Pencere seçimi binanın yapısına göre değişkenlik gösterse de konutların enerji verimliliğini nereden iyileştirileceğini bilmek örneğin; güneş enerjisini kullanabilmek, hem evin ışıklandırmasını hem de maliyette hafife alınmayacak bir tasarrufa yol açıyor” dedi. 

Pencere, cam ve kapı sektörü profesyonelleri bir arada

Öte yandan Türkiye’de 2016 yılında 22,5 milyon m2 pencere üretildiğini, bu pencerelerde 36 milyon m2 düz cam ve 10 milyon adet ispanyolet kullanıldığını belirten Özmert, üretilen pencerelerin yaklaşık 1,5 milyon konutta kullanıldığını aktardı.

Bu büyüklüğe sahip bir sektörün güçlü bir fuarının olmamasının düşünülemeyeceğini sözlerine ekleyen Özmert, dünyanın ikinci, Avrasya bölgesinin ise en büyük ihtisas fuarı Avrasya Pencere, Kapı ve Cam Fuarı’nın Mart ayında ziyaretçilerini beklediğini söyledi. Son teknoloji kullanılarak geliştirilen inovasyon harikası ürünlerin ve enerji verimliliği çözümlerinin yer alacağı bu büyük buluşmada; sektör profesyonellerin yanı sıra dünyada söz sahibi insanların bir araya geleceğini aktaran REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, fuarın; Pencere ve Kapı Sektörü Derneği (PÜKAD), Pencere Üreticileri Kalite Birliği (PÜKAB) ve Girişimci Alüminyum Sanayici ve İş Adamları Derneği (GALSİAD) iş birliğiyle gerçekleştiğinin altını çizdi.

Bu büyük buluşma hakkında daha detaylı bilgi almak için www.avrasyapencerefuari.com, www.avrasyacamfuari.com ve www.avrasyakapifuari.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Enerjide En Büyük İki Problem Nedir

Enerji araştırması sonuçları açıklandı.Enerjide En Büyük İki Problem Nedir

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, 9 Şubat 2017 Perşembe günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde düzenlenen, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Volkan Ediger, Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meltem Ucal ve Kadir Has Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Gökhan Kirkil’in katıldığı bir basın toplantısıyla paylaşıldı.

“Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”, 12-27 Kasım 2016 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 16 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin 204 kişi ile yüz yüze olarak enerji tüketimine ilişkin soruları içeren anket ile gerçekleştirildi.

Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD), farklı bilimlerden uzmanların yerel, bölgesel ve küresel çapta enerji alanında çalışmalar yaparak disiplinlerarası eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütmek ve bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgileri kamuoyuyla paylaşarak toplumun gelişimine katkıda bulunmak amacıyla geçtiğimiz yıl Kadir Has Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Merkezin gerçekleştirdiği ilk araştırma Türkiye’nin enerji tüketimine ilişkin birçok veriyi ortaya koydu.

Enerji bağımlılığı ve pahalılığı en büyük sorunlar, ancak enerji politikaları oy verme eğilimlerini etkilemiyor

‘Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?’ sorusuna ankete katılanların yüzde 38,6’sı ‘ithal enerjiye bağımlılık’ yanıtını verdi. Enerjinin pahalı olması ise yüzde 30,8’lik oranla Türkiye enerji sisteminin ikinci en önemli sorunu oldu. Enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu ise yüzde 41’lik oranla hava kirliliği oldu. İnsan sağlığı yüzde 20 ile ikinci olurken, iklim değişikliği yüzde 17 ile enerjiden kaynaklanan en önemli üçüncü çevre sorunu olarak gözlemlendi. Öte yandan, “Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?” sorusuna ise yüzde 78 oranında ‘Evet’ cevabı verildi.

Anketin siyasete yönelik en önemli sonucu ise, seçimlerde oy verdikleri partilerin enerji politikaları hakkında genellikle “hiç bilgisi olmadığını” belirten anket katılımcılarının, seçimlerde oy verirken de partilerinin enerji politikalarını dikkate almadıklarını ifade etmesi. Ankete katılanların hükümetin enerji politikalarında en başarılı buldukları alanlar ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’, ‘doğalgaz temini’ ve ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’ olurken; ‘enerji fiyatları’ açık ara başarısız bulunanların başında yer alıyor.

%50 en çok elektrik enerjisi kullanıyor

Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. Ankete katılanların yüzde 50’si parasal olarak en çok elektrik, yüzde 39’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtti. Belirtilen enerji türlerine yüzde 30 aylık 100-150 TL arası harcama yaptığını söylerken, yüzde 29 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetti. Ankete katılanların yarısının aylık enerji faturası da 50 ila 100 TL arasında seyrediyor.

Halk en çok ısınma ihtiyacı için enerjiye para harcıyor. Enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, aydınlatma yüzde 22 ile ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sıra ise yüzde 5’lik oranla ulaşım olarak belirlendi. Arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; yüzde 41 oranında dizel, yüzde 30 oranında otogaz ve yüzde 29 oranında benzin oldu. Arabası olan katılımcıların yüzde 25’i her ay 100 ila 200 TL arasında yakıt masrafı yapıyor.

Ankete katılanların yüzde 54’ü doğalgaz, yüzde 25’i kömür, yüzde 12’si ise odun ile ısınma ihtiyacını karşılıyor. Evlerde kullanılan sıcak su yine en çok doğalgaz ile sağlanıyor. Sıcak su sağlamada doğalgaz yüzde 52 ile birinci, elektrik yüzde 26 ile ikinci sırada yer alıyor. Yüzde 11’lik bir kesim ise sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyor.

Katılımcıların elektrik fiyatlarını nasıl bulduğu sorgulandığında yüzde 85 ‘yüksek ve çok yüksek’ cevaplarını verirken, yüzde 13 elektrik fiyatlarını normal bulduğunu aktarıyor. Aynı şekilde doğalgaz fiyatları hakkında yöneltilen soruya ise yüzde 65 ‘yüksek ve çok yüksek’ diyor. Yüzde 14’lük bir kesim ise doğalgaz fiyatlarını makul buluyor. Ankete katılanların yüzde 98’i tüketilen enerjinin ucuz olmasının önemli olduğunu düşünüyor.

Evlerin %65’inde ısı yalıtımı yok

Araştırma kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de ısı yalıtımıyla ilgili. Ankete katılım sağlayanların yüzde 65’i evlerinde ısı yalıtımı olmadığını belirtti. Soruları cevaplayanlardan yüzde 34’lük bir kesimin ise evlerinde ısı yalıtımı bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında gerçekleştirilen ankette ısı yalıtımı bulunan evlerin oranı yüzde 17,3 olarak gözlemlenmişti. Bu sonuca göre 7 yılda evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının yaklaşık 2 katına çıktığını söylemek mümkün.

Anketin bu konuya ilişkin en önemli sonuçlarından biri, evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının gelir ve eğitim düzeyiyle bağlantılı olması.

Türk Akımı Projesi bilinmiyor, enerji ithalatında Azerbaycan ve Rusya destekleniyor

Rusya’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılması planlanan doğalgaz boru hattı projesi ‘Türk Akımı’ nın bilinirliğinin de sorgulandığı araştırma sonucunda yüzde 86’lık bir kesimin proje hakkında hiç bilgisi olmadığı gözlemlendi. Ankete katılan bin 204 kişiden bu soruyla ilgili tam 110 farklı açıklama geldi.

Katılımcılara Türkiye’nin enerjiyi en fazla hangi ülkeden almasını tercih ettikleri sorulduğunda yüzde 42 ile Azerbaycan birinci, yüzde 20 ile Rusya ikinci sırada yer alıyor. ‘1 Kasım Genel Seçimleri’nde MHP ve Ak Parti’ye oy vermiş kişiler daha çok Azerbaycan’ı, CHP ve HDP’ye oy vermiş olanlar ise daha çok Rusya’yı tercih ediyor.

Geleceğin enerji kaynakları: ‘Güneş ve Doğalgaz’

Ankete katılanların yüzde 40’ı “Güneş”i geleceğin enerji kaynağı olarak nitelendirirken, yüzde 22’si doğalgazı geleceğin enerji kaynağı olarak gösterdi. Öte yandan, “Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı hangisini evdeki enerji ihtiyacınızı karşılamak için kullanmayı tercih ederdiniz?” sorusuna ise yüzde 63 oranında doğalgaz, yüzde 21 oranında güneş cevabı verildi. Güneş ve rüzgar enerji santralleri en çok desteklenen teknolojiler olurken, nükleer ve kömür santralleri ise en az desteklenenler oldu.

Nükleer santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve riskler içerip içermediğine ilişkin soruya yüzde 65 oranında olumlu yanıt verildi. “Yaşadığınız ilde nükleer santral kurulmasına ne derece destek verirsiniz?” sorusuna olumsuz yanıt veren illerin başında Adana, İzmir ve Ankara gelirken; Tekirdağ, Bursa ve Konya gibi illerdeki olumsuz yanıtlar en düşük düzeyde oldu. Kendi illerinde nükleer santral yapılmasını desteklemeyenler, büyük oranda bu tür santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve risk içerdiğine inanıyor.


Zorlu Elektrik Yeni Kampanyalarla Büyüyor

Rekabetçi fiyatlar ve müşteri ihtiyaçlarına göre sunduğu cazip fırsatlarla Türkiye genelindeki serbest tüketicilere ulaşan Zorlu Elektrik, Türk Hava Yolları ile yürüttüğü iş birliğine yeni bir kampanya ekledi. Zorlu Elektrik Yeni Kampanyalarla Büyüyor

Zorlu Elektrik’e geçerek Artısı Mil Tarifesini seçen müşteriler ödedikleri elektrik faturaları oranında mil kazanmayı sürdürürken, sınırlı bir süre için Zorlu Elektrik’e geçen ilk 500 abone de, artı 10 bin mil kazanıyor.  

Zorlu Elektrik, Türk Hava Yolları iş birliğini yeni kampanyalarla büyütüyor. Türk Hava Yolları ile birlikte yürüttüğü iş birliği kapsamında bireysel ve kurumsal tüketicilerine Zorlu Elektrik’e geçerek Artısı Mil Tarifesini seçmeleri durumunda faturaları oranında 500 bine varan mil kazanma imkanı sunan Zorlu Elektrik, şimdi Zorlu Elektrik’e geçen ilk 500 aboneye de artı 10 bin “Hoş geldin” mili kazandırıyor.

Zorlu Elektrik müşterileri, bilgilerini güncelledikleri veya otomatik ödeme talimatı verdikleri zaman da mil kazanabiliyorlar. 2017 sonuna kadar bilgilerini güncelleyen aboneler 1.000 mil, otomatik ödeme talimatı verenler ise 3 bin 750 mil kazanma imkanı yakalıyor. Geçtiğimiz yıl Türk Hava Yolları ile iş birliği anlaşması imzalayan Zorlu Elektrik, 2018 sonuna kadar Miles&Smiles’tan 300 milyon mil kazanma fırsatını abonelerine sunmayı hedefliyor.

Artısı 2 Ay Bedava, Artısı Vestel

Aylık faturası 82 TL’nin üzerinde olan serbest tüketicileri cazip fırsatlar ve elektrik tüketim alışkanlıklarına göre rekabetçi fiyatlarla buluşturan Zorlu Elektrik, sahip olduğu yaygın bayi ve saha ekipleri ile Türkiye genelindeki tüm abonelere ulaşabiliyor. Zorlu Elektrik’in müşterilerinin beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik oluşturduğu kampanyalar arasında ilk 2 ay elektrik faturası ödememek de yer alıyor. Zorlu Elektrik’e geçerek 24 ay kalma sözü verenler, ilk 2 aylık faturalarını tüm vergiler dahil olmak üzere bedavaya getirebiliyorlar.

Artısı Vestel tarifesinde ise Zorlu Elektrik’e geçen serbest tüketiciler ödedikleri elektrik faturalarına göre Vestel ürünlerinden birine sahip olabiliyorlar. Seçilebilecek Vestel hediyeleri arasında Vestel Venus akıllı telefon, Vestel TV, Vestel tablet veya Vestel klima yer alıyor.  

Zorlu Elektrik’in sunduğu tüm fırsat ve avantajlara yenilediği www.zorluelektrik.com sitesinden ulaşmak mümkün. 


CLK Boğaziçi Elektrik, Gayrimenkulün Enerjisi Raporu'nun 2016 verilerini açıkladı

2016’da İstanbul’un Avrupa Yakası’nda 136.588 yeni konutun kapısı ilk kez açıldı CLK Boğaziçi Elektrik, Gayrimenkulün Enerjisi Raporu'nun 2016 verilerini açıkladı

CLK Boğaziçi Elektrik tarafından 3 ayda bir açıklanan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu, 2016 yılının tamamına yönelik gayrimenkul hareketlerini rakamları ile ortaya koydu. Rapora göre 2016’da İstanbul’un Avrupa Yakası’nda 478.466 taşınma yaşanırken, 136.588 konutun kapısı da ilk kez açıldı. Yeni konutlara geçişte en büyük hareket yılın son çeyreğinde yaşandı. En az taşınma hareketi ise temmuz ayında görüldü.

Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda 11 aylık dönemde 18.585 konutun yıkıldığı ortaya çıktı. Bu da kentsel dönüşüm nedeniyle her gün yaklaşık 55 konutun yenilenmek için yıkıldığı anlamına geliyor. 2016 yılında yabancı abone sayısı bir önceki yıla göre yüzde 82 artarak 34.030’a ulaşırken, 141 ülke vatandaşının oturduğu İstanbul’un Avrupa yakasında ilk sırayı 12.536 ile Suriyeliler alıyor. Abonelikte Suriyelileri Irak, İran, Afganistan, Azerbaycan ve Çin vatandaşları izliyor.

Toplam 4,2 milyon abonesiyle Türkiye’nin en büyük perakende elektrik satış şirketi olan CLK Boğaziçi Elektrik tarafından 3 ayda bir açıklanan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu, 2016 yılında İstanbul Avrupa Yakası’nın ‘gayrimenkul röntgenini’ çekti. 2016 yılın tamamını kapsayan yıllık raporda, toplam taşınma adedi, yeni ve ikinci el konutlara geçiş rakamları, kentsel dönüşümün sonuçları ve yabancıların milliyetlerine göre gayrimenkul edinimi net olarak ortaya konuldu.

CLK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş.’nin teknolojiye yaptığı yatırımlarla anlık olarak izlediği elektrik abonelerinin başvuru ve ikamet değişikliklerinden hareketle hazırlanan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre 2016 yılının tamamında 478.466 taşınma hareketi yaşandı. Yani yaklaşık yarım milyon hane 2016’da yer değiştirdi. Bu dönemde yeni konutlara geçişlerin oranı bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 136.588’e ulaştı. İkinci el konutta kullanıcı değiştiren konut sayısı ise 341.878 olarak gerçekleşti.

YABANCIYA VATANDAŞLIK KANUNU ETKİSİ RAPORDA HEMEN GÖRÜLECEK

CLK Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal, Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğini taşıyan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu ile İstanbul Avrupa Yakası’nda 2016 yılı boyunca gayrimenkul hareketlerini net olarak ortaya koyduklarını belirtti. Rapor sayesinde İstanbul’da yeni konutların hangi bölgelerde geliştiğini ve ikinci elde konut hareketliliğini görebildiklerini anlatan Bakal, yıkımı gerçekleşen konut istatistikleri ile de hayati öneme sahip kentsel dönüşüm etkisini ortaya çıkardıklarını kaydetti.

Raporun Türkiye ekonomisinin dinamosu gayrimenkul sektöründeki aktörler tarafından kendilerine bir yol haritası olarak seçildiğine dikkat çeken Bakal, rakamlara göre İstanbul’daki yeni konut yapımının ülke büyümesine olumlu katkı sağladığını görmenin mümkün olduğunu kaydetti. Bakal, “Bu verilerden hareketle İstanbul’un hangi bölgesinde büyüme ve yatırım ihtiyacı olduğunu rakamlarla gayrimenkul sektörünün hizmetine sunuyoruz. Gelen olumlu tepkilerle Raporumuzu daha da çeşitlendirme yoluna gidiyoruz. Yeni bir gelişme olarak artık 1 milyon dolarlık gayrimenkul alan yabancılara vatandaşlık verileceği Türkiye’de biz de Gayrimenkulün Enerjisi Raporumuzun içeriğinde yabancı oturumcu sayı ve milliyetleri istatistiklerine ağırlık vereceğiz” dedi.

HER GÜN 374 AİLE YENİ KONUTUNUN KAPISINI AÇTI

Gayrimenkulün Enerji Raporu’nun verilerine göre 2016 yılı içinde yeni konuta geçişlerin arttığı dönem 14.467 adet ile mayıs ayında oldu. Yılın en düşük hareketi 7.231 adet ile temmuz ayında gözlendi. 2016’nın son çeyreğinde yeni konutlara geçişteki toparlanma ise dikkat çekti ve bu dönemde geçen yıla göre yüzde 20’lik bir artış meydana geldi. 2015 yılının tamamında her gün 314 aile yeni konutlarının kapısını ilk kez açarken, bu rakam 2016’da 374’e yükseldi.

SIFIR KONUTLARIN YÜZDE 37,5’İ AVCILAR, ESENYURT, BEYLÜKDÜZÜ VE BAŞAKŞEHİR’DE

2016 yılının tamamında yeni konutlara en yoğun geçiş Beylikdüzü, Avcılar, Esenyurt ve Başakşehir gibi gelişen bölgelerde gözlendi. Bu bölgelerde yıl içinde 51.235 konutun kapısı ilk kez açıldı. Bu da İstanbul Avrupa Yakası’nda kapılarını ilk kez açan yeni konutların yaklaşık yüzde 37,5’ine denk geliyor. Söz konusu bölge 2016 yılında ikinci el konutlarda da 57.203 taşınma ile liderliği elinde tuttu. İkinci el konutlarda en yoğun hareketin yaşandığı bir diğer bölge ise şehrin merkezi olarak ifade edilebilecek Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli ve Kağıthane oldu. Halit Bakal, yeni yıldan itibaren bölgedeki hareketliliği göz önünde bulundurarak nokta atışıyla Beylikdüzü, Avcılar, Esenyurt ve Başakşehir’deki sayıların kendi başlarına değerlendirileceğini kaydetti.

HER GÜN 55 KONUT YENİLENMEK İÇİN YIKILDI

Şubat 2016’dan itibaren konut yıkım istatistiklerini de içinde barındıran Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre şubat-aralık aylarında 18.585 konut yenilenmek amacıyla ‘kentsel dönüşüm’e girdi. Bu da her gün yaklaşık 55 konutun yenilenmek için yıkıldığı anlamına geliyor. Yıl içinde en yüksek konut yıkımının yapıldığı dönem ise 2.796 adet ile Aralık ayı olarak öne çıkıyor. İstanbul gibi milyonlarca insanın yaşadığı bir metropolde depreme dayanıklılık bakımından kentsel dönüşüm çabalarının çok önem taşıdığını anlatan Halit Bakal, Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda gelecek dönemde konut ile ticarethane istatistiklerini bölgelere göre ayrı açıklayacaklarını ifade etti.

İSTANBUL’DA YABANCI ELEKTRİK ABONESİ AİLE SAYISI 34 BİNİ AŞTI

Türkiye’nin kültür başkenti unvanını taşıyan İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yabancı ailelerin sayısı da her geçen gün artıyor. Toplam 141 ülke vatandaşının abonelik sahibi olduğu İstanbul Avrupa Yakası’nda yabancı ailelerin sayısı 2016 yılında yüzde 82,2 artarak 34.030’a yükseldi. Milliyeti bilinen 24.377 abone üzerinden yapılan araştırmaya göre ise Suriyeliler 12.536 ile yabancı ailelerin yaklaşık üçte birini oluşturdu. Suriye’yi 1.328 abonelik ile Irak, 1.165 abonelik ile de İranlılar izliyor.


Enerjide büyük rakamların yılı

Elektrik dağıtım milyar dolarlık birleşme ve satın almalara koşuyorEnerjide büyük rakamların yılı

KPMG Türkiye 2017 Enerji Sektör Raporu’nu açıkladı. Enerjide 2016 değerlendirmesine yer verilen raporda, 2017 yılında sektörü beklenen gelişmeler sıralanıyor. KPMG Türkiye’nin Enerji Sektör Raporu’na göre, 2017 yenilenebilir enerji santralleri, yerli kömür sahaları, doğalgaz santralleri ve elektrik dağıtımı varlıklarında bol işlemli bir yıl olacak. Sektörde özelleştirme ve satın almalara ek olarak büyük yatırımlar bekleniyor. Elektrik dağıtımdaki karlı yapı, yeni ortaklıkları gündeme getirebilir.

KPMG Türkiye Enerji Sektörü Lideri Onur Okutur, 2017 Enerji Sektör Raporu’nun Türkiye’nin en kritik sektörlerinden biriyle ilgili geçmiş ve gelecek perspektifini ortaya koyduğunu söyledi. “2016’daki enerji politikalarının devamında 2017’nin sektörde büyük yatırımların yılı olması bekleniyor” diyen Okutur’a göre, yenilenebilir enerji de yatırımcı çekecek. Onur Okutur, elektrik dağıtım alanının da büyük yabancı grupların takibinde olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “2011’de dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesiyle devletin kasasına 12 milyar dolardan fazla kaynak aktarıldı. Firmalar ciddi miktarda altyapı yatırımı ve müşteri memnuniyetini artırıcı yatırımlar gerçekleştirdi. Son zamanlarda işlem gerçekleşmese de çeşitli yabancı gruplar, elektrik dağıtım şirketlerinde ortaklık ve satın alma konularını değerlendiriyor. Elektrik dağıtım sektöründe devlet tarafından garantili kar marjı, elektrik dağıtım şirketlerinin geniş müşteri portföyüne ve düzgün nakit akışına sahip olması bu varlıkları yeni ortaklıkları açık hale getiriyor. 2016 sonunda Zorlu Enerji’nin Osmangazi EDAŞ’ı satın almasıyla başlangıcını gördüğümüz bu tür birleşme ve satın almaların devamı gelebilir.”

KPMG Türkiye’nin 2017 Enerji Sektör Raporu’ndan öne çıkan başlıklar şöyle:

2016’da neler oldu

  •       Rusya  gazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıması planlanan Türk Akımı projesinin anlaşması resmen yürürlüğe girdi. Proje kapsamında her biri yaklaşık 15,75 milyar metreküp kapasiteli iki boru hattının inşası planlanıyor.
  •       Dünya Bankası, TANAP için Türkiye’ye 400 milyon dolar ve Azerbaycan’a 400 milyon dolar tutarındaki kredileri onayladı.
  •       TPAO AŞ’nin özelleştirme ihalesinde 490 milyon TL ile en yüksek teklifi veren Zülfikarlar Holding’e ait işlemin nihai onay süreci devam ediyor. Şirketin 400’e yakın istasyonu ve pazarda yüzde 4,4 payı bulunuyor.
  •       OMV, 2010’da satın aldığı Petrol Ofisi’ni satıya çıkardı. Türkiye’nin en büyük akaryakıt dağıtım ağına sahip olan köklü markası Petrol Ofisi, önemli oyunculardan ilgi gördü. OMV’nin ayrıca Aliağa’daki depolama tesislerinin SOCAR’a satışı için de anlaşmaya varıldı.
  •       Eskişehir, Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerinde, 1,5 milyon aboneye elektrik dağıtımı gerçekleştiren Osmangazi EDAŞ, 2016 yılı sonunda Zorlu Enerji’ye satıldı. Bu satın almayla Zorlu Enerji de elektrik dağıtım bölgesi olan enerji grupları arasına katıldı.

Elektrikte rekor kırıldı

  •       Almus ve Köklüce hidroelektrik santrallerinin özelleştirme ihalesinde en yüksek teklifi 750,5 milyon TL ile Gül Enerji verdi. İşlemin onay süreci devam ediyor.
  •       Şanlıurfa Hidroelektrik Santrali özelleştirmesinde en yüksek teklifi 247,5 milyon TL ile Rönesans Enerji verdi. İşlem 2017 başında ÖYK tarafından onaylandı.
  •       Elektrik piyasasında 2016 sonunda toplam kurulu güç yüzde 7’lik artışla 78 bin 500 MW’a çıktı. Kurulu gücün yüzde 34’ü hidrolik santrallerden, yüzde 29’u doğal gazdan, yüzde 22’si kömür santrallerinden geliyor.
  •       Toplam kurulu gücünün düşük olması nedeniyle istatistiklere büyük etkisi olmasa da lisanssız güneş enerjisinden elektrik üretimi kapasitesinde yüzde 229’luk artış yakalandı, kapasite 820 MW’a ulaştı.
  •       2016’da 5350 MW kurulu güce sahip 807 santral yatırımı yapıldı. Böylece elektrik enerjisi üretim santrali sayısı 2 bin 321’e yükseldi.
  •       2016’da lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi 270 milyon MWh’e ulaştı.
  •       2016’da elektriğin üçte ikisi termik santrallerde üretildi, hidroliğin payı yüzde 26’ya yakındı. 2016, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi için gelişmelerin hızlandığı bir yıldı. Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik kaynaklı üretim, son yıllarda çok hızlı büyüyerek 2016’da üretimin yüzde 32’sini oluşturdu.
  •       2016’da elektrik tüketimi 274 milyar KWh oldu. Geçen yıla göre yüzde 2,1’lik artış görüldü.
  •       Günlük elektrik tüketiminde yeni rekorlar kırıldı, 27 Temmuz 2016’da bir günde 878,5 milyon KWh’lik elektrik tüketimi rekor olarak istatistiklere geçti.

2017’de neler olacak

  •       Bu yıl şirket birleşme ve satın alma işlemlerinin özellikle yenilenebilir enerji santralleri, yerli kömür sahaları, doğal gaz santralleri ve elektrik dağıtım varlıklarında gerçekleşmesi bekleniyor.
  •       Yenilenebilir enerjiyi ve yerli üretimi, enerji bağımsızlığı ve cari açık başlıklarını destekleyen politikalar 2017’de de sürecek.
  •       2017’de enerji sektöründe özelleştirme ve satın almalara ek olarak büyük yatırımlar bekleniyor. Örneğin Türkiye’nin en büyük perakende satış ağına sahip Petrol Ofisi’nin satışının 2017’nin ilk yarısında tamamlanması öngörülüyor.
  •       Nisan 2017’de gerçekleşecek rüzgar enerjisi ihaleleri ve YEKA kurulumları yatırımcı çekmeye devam edecek.
  •       Çayırhan dışında yeni yerli kömür sahaları kömür santrali kullanımına açılacak. Sabit fiyatlı alım garantisi getirecek bu enerji santrali projeleri özellikle Asya kökenli finans kaynaklarını Türkiye’de çekecek.
  •       Son yıllarda özelleştirilen hidroelektrik santraller ve yerli küçük yatırımcıların kurduğu hidroelektrik santrallerin ideal standartlarda yönetilmemesi ve sıradaki yeni özelleştirmeler, bu varlıkları daha etkin ve verimli işletebilecek Türk ve uluslararası kurumsal firmaların ilgisini çekiyor.
  •       YEKDEM kaynakları ciddi yatırım fırsatları sunuyor. YEKDEM’den yararlanan jeotermal, rüzgar ve güneş santrallerinin şebekeye bağlanması son yıllarda artış gösterdi. Bu alanda 2017’de yatırımlar artacağı için birleşme ve satın alma işlemlerinin de çoğalacağı öngörülüyor.
  •       Elektrik fiyatlarının düşmesi özellikle doğal gaz santrallerinde refinansman ihtiyacı doğurdu. Üreticilerin borç yapılarının düzeltilmesi veya ek finansman kaynakları bulmaları gerekiyor. EÜAŞ’ın yayınladığı kapasite artış yönetmeliği ile kapasite piyasasının oluşturulması doğal gaz santrallerini olumlu etkileyecek. Yönetmelik, devletin doğal gaz santrallerine üretim yapmadıkları durumlarda bile şebeke güvenliği için yedek kapasite tutma hizmetleri için mali destek öngörüyor. Bu gelişme hem yerli hem yabancı yatırımcının ilgisini çekiyor. Bazı santraller yeni ortaklıklar ve yapılandırma işlemlerine konu olabilir.
  •       Dicle Nehri üzerinde 10 yıl önce yapımına başlanan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2017’de faaliyete geçecek. Büyüklük olarak Atatürk Barajı’ndan sonra ikinci sırada yer alan baraj yılda yaklaşık 4 milyar 120 milyon KWh enerji üretecek.

Nükleer enerjide 42 milyar dolar bekliyor

  •       Toplam yatırım tutarı 42 milyar doları bulan üç nükleer enerji projesi için 2017 kritik bir yıl olacak. Rusya ile normalleşen siyasi ilişkilerle birlikte Akkuyu nükleer santralinin inşaatına 2018 yılı sonuna kadar başlanması öngörülüyor. İlk ünitesinin 2023’te diğer ünitelerin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar işletmeye alınması planlanıyor. Akkuyu Nükleer Santrali devreye girdiğinde toplam elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde 9’unu karşılayacak.
  •       Mayıs 2013’te Japonya ile imzalanan anlaşmaya göre Sinop’ta kurulacak dört ünite nükleer santralin inşasına 2019 yılı sonuna kadar başlanması bekleniyor.
  •       Üçüncü nükleer santral projesinin geliştirilmesi için 2014 sonunda EÜAŞ ile Westinghouse EC ve SNPTC şirketleri arasında mutabakat zaptı imzalandı. Santral için Kırklareli başta olmak üzere farklı bölgelerde yer tespit çalışmaları sürüyor.

İnsansız hava araçları elektrik arızaları için havalanacak

SEDAŞ elektrik şebekesinde bakım ve arıza tespitinde hava aracı kullanacak İnsansız hava araçları elektrik arızaları için havalanacak

Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ ) AR-GE lansmanını yaptığı projesiyle teknoloji ürünü termal kameralı dronelar buz yüküne karşı solüsyon kullanacak. Arızanın nerede olduğunu tespit edecek dronelar,  şebekenin ulaşılması zor, vadi,  tepe, yamaç benzeri ya da orman içinde kar kaplı arazide gidilemeyen noktalara rahatlıkla ulaşarak arıza tespitinin kolaylıkla yapılmasını sağlayacak. Projenin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte, özellikleri geliştirilmiş teknolojik cihazın, şebeke operasyon süreçlerine kolaylık ve hız kazandırması sağlanacak.

Ağır kış şartları ve yoğun kar yağışı nedeniyle yaşanan elektrik kesintilerine insansız hava araçlarıyla (Drone) havadan müdahale edilecek. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (SEDAŞ) üniversiteler ile yaptığı işbirliği ile geliştirilen EPDK tarafından onaylanan proje hayata geçtiğinde, elektrik kesintisinin büyük kısmını oluşturan ve buz yükü adı verilen iletim hatlarının donması gibi arızalara multicopter ya da drone adı verilen insansız hava araçları ile müdahale edilecek. Arıza tespiti de yapacak olan dronlar buz yükü oluşan elektrik hatlarına solüsyon püskürterek buzların çözülmesini sağlayacak.

Kesinti süreleri azalacak

“Buz yükü” diye adlandırılan bu kütleler, iletkenlerde oluşan devasa ağırlıklarıyla, dinamik ve statik etki yaratarak iletkenleri kopartıp, izolatörleri yerinden sökebiliyor, direkler üzerinde yıkıcı etki yaratabiliyor. SEDAŞ tarafından gerçekleştirilen “Proje Fikri Yarışmasında” birinci olan ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencisi Volkan Ulutaş’a ödül kazandıran proje, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile Düzce Üniversitesi akademisyenlerinin de katıldığı lansmanda kamuoyu ile paylaştı. Prototip droneların geliştirilerek elektrik dağıtım sektöründe kullanımı, arızalardan kaynaklı enerji kesinti sürelerini de azaltacak. SEDAŞ’ın AR-GE projesi büyük bir ilgi ile karşılanırken, geliştirilecek prototip droneların elektik dağıtım şirketlerinde enerji adamlarının vaz geçilmez iş araçlarından biri olacağı düşünülüyor.  

SEDAŞ AR-GE için 8 milyon lira harcayacak

Projenin geçen yıl Eylül ayında EPDK tarafından onaylandığını söyleyen SEDAŞ Yönetim Kurulu ve İcra Başkanı Bekir Sami Güven, “SEDAŞ olarak Türkiye’nin ve şirketlerin geleceğinin Ar-Ge’de olacağının bilinci ile hareket ediyoruz. 2017-2020 yılları arasında AR-GE için 8 milyon lira harcama yapmayı planlıyoruz. Genç arkadaşımız Volkan Ulutaş’ın hayaliyle start verdiğimiz projede şimdi SEDAŞ ekipleri multikopteri bu iş için uygun hale getirecekler. Yazılımları tamamlanacak, solüsyon taşıyacak aparatlar yerleştirilecek. Kanatlar bu iş için işlevsel hale getirilecek. Kısa sürede tamamlamalarını bekliyoruz. 1 saat havada kalabilen bu insansız hava araçları sayesinde müşterilerimize verdiğimiz hizmete ve müşteri memnuniyetine odaklanan tüm dağıtım şirketlerine de olumlu katkı sağlayabileceğiz. Üniversitelerle işbirliği içinde olacağız” açıklamasını yaptı.

Planlı bakımların da bu proje sayesinde elektriği kesmeden yapılabileceğini sözlerine ekleyen Sami Güven, “Bu zamana kadar özellikle sinema sektöründe kullanılan multicopterler şimdi elektrik için havalanacak. Müşteri memnuniyetinin yanı sıra çalışanlarımızın da iş kazası riskini azaltacak bir uygulama olacak” dedi.

Arıza tespitini kolaylaştıracak

SEDAŞ’ın 20 bin kilometrekarelik görev ve sorumluluk alanı olan, Sakarya, Bolu, Düzce ve Kocaeli illerinde, 45 ilçe ve 1441 köyde elektrik dağıtım hizmeti verdiğini söyleyen SEDAŞ Yönetim Kurulu ve İcra Başkanı Bekir Sami Güven şunları söyledi: “Kış şartlarında özellikle Türkiye’nin coğrafi olarak en zor bölgelerinden biri olan Doğu Marmara’yı, sürekli aydınlıkta tutmak ve enerjinin sürekliliği için çalışıyoruz.”

Son yıllarda kar yağışında bazı köylerde kar kalınlığının 1.5-2 metreye kadar ulaştığını anlatan Güven, “4x4 arazi araçlarıyla bile bu köylerdeki elektrik dağıtım hatlarına ve elektrik direklerine ulaşmanız uzun zaman alıyor. Arızanın olduğu noktaya kadar ekiplerin yolda geçirdiği süre boyunca halk elektriksiz kalıyor. Ancak projemiz tamamlandığında zorlu coğrafyamızda  arıza tespiti kolaylaşacak ve solüsyon uygulaması ile hızlı müdahaleler gerçekleştirebileceğiz. Hemen müdahale etme ve arızayı giderme şansımız daha çok yükselecek” diye konuştu.

 

 




EMLAK KONUT PROJELERİ




PROJELERDE SON DURUM

Osman Cihad Esen
cihad.esen@yeniprojeler.com

Isı Yalıtımıyla Enerji Tasarrufu

Av. İrfan Niğdeli - İstanbul Hukuk Bürosu

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Fatih Karakaş
fatih.karakas@kentselplatform.com

Siyasi Belirsizliklerin Kentsel Dönüşüm Üzerindeki Etkisi! 2015-09-22

Av.Cihat Demirbağ
avukat@cihatdemirbag.com.tr

Kentsel Dönüşümde 2016 Kira Yardım Miktari Arttı

Yüksek Mimar Müge Turgay Karamuk
mugeturgay@mugeturgaymimarlık.com

Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm



yeni konut projeleri iphone da


Haritada konut projeleri


KREDİLER


DEKORASYON


ENERJİ SEKTÖRÜ





Yeni Projeler Kentsel Dönüşüm Uzmanı Çevrimdışı