Sağlık Sitesi|FacebookTwitterKünye|Hakkımızda|Basında YeniProjeler.com|Servisler|İletişim
ÜYE GİRİŞİ | KURUMSAL GİRİŞ

Yeni Projeler Logo
banner

İSTANBULANKARAANTALYAİZMİR

O bankalardan kredi alan herkese tazminat ödenecek

Milyonlarca kişinin beklediği emsal karar çıktı
Mail At
O bankalardan kredi alan herkese tazminat ödenecek

Milyonlarca kişinin beklediği emsal karar çıktı. Kartel oluşturan 12 büyük bankaya milyonlarca dava açılmasını sağlayacak karar uygulamaya koyuldu. O bankalardan kredi alan herkese tazminat ödenecek.

Çitil Avukatlık Ortaklığı’nın Yönetici Ortağı Avukat Şule Alagöz Çitil, kartel mağduru vatandaşları ve işletmeleri sevindiren gelişmenin detayları hakkında şu bilgileri verdi:

“Ankara'da bir vatandaş, 2008 ila 2010 yılları arasında dört farklı tarihte çektiği toplam 38 bin 500 liralık ihtiyaç kredisine yüksek faiz uygulanmış olabileceği düşüncesiyle Sincan Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Heyet, milyonlarca banka müşterisinin bankalardan faiz iadesi almasını sağlayacak tarihi bir emsal karar açıkladı. Rekabet Kurulu'nun ‘kartel' kararının gerekçe gösterildiği davada Heyet, bankanın mağdur vatandaştan olması gerekenden 740 lira 57 kuruş daha fazla faiz tahsil ettiğine karar verdi.

FAİZİYLE TÜKETİCİYE İADE ETTİRDİ

Hakem heyeti, fazladan alınan bu faizin yanı sıra, o tarihten bu yana oluşan mağduriyeti gidermek için 761 lira 14 kuruş faiz işletti. Sonuçta vatandaş, bankadan bin 501 lira 71 kuruş iade aldı. Mahkeme ayrıca tebligat ve bilirkişi gideri olarak bankadan 169 lira tahsil etti.

Heyet, sözkonusu bankanın başka bankalarla kartel oluşturup tüketiciye yüksek faizle kredi sattığına hükmedip, fazla faizi cezasıyla birlikte tüketiciye iade ettirdi.

Bu karar, 2007-2011 tarihleri arasında bankalardan kredi kullanan ya da bankalara mevduat yatıran milyonlarca vatandaş, esnaf, KOBİ ve büyük şirketler için emsal karar anlamına geliyor.

Böylece milyonlarca kişinin fazladan tahsil edilen kredi faizlerini geri almasının yolu açıldı. Ankara Sincan Tüketici Hakem Heyeti'nin kararına göre 2007-2011 yılları arasında kredi çeken vatandaşlar kendilerinden tahsil edilen fazla faiz tutarını almak için tüketici hakem heyetine başvurabilecekler.

NEREYE DAVA AÇILACAK?

Rekabet Kurulu'nun aldığı karardan sonra dava açmak isteyenler  farklı yollar izleyecek. Vakıf, dernek ve kamu kuruluşları asliye hukuk mahkemelerine, firmalar ve tarım kredisi kullanan çiftçiler ticaret mahkemelerine, bireysel banka müşterileri ise tüketici hakem heyetlerine dava açabilecek.

HANGİ BANKALARA DAVA AÇILABİLECEK?

Dava açılabilecek bankalar şunlar:

Akbank, Denizbank, Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Garanti Bankası A.Ş. (Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. ve Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık A.Ş.), Türkiye Halk Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Ziraat Bankası.”

ZAMANAŞIMI 10 YIL

Avukat Şule Alagöz Çitil, dava açmak için zaman aşımının 10 yıl olduğunu sözlerine ekledi.

REKABET KURULU CEZA VERMİŞ, DANIŞTAY ONAMIŞTI

Rekabet Kurulu, Türkiye’de faaliyet gösteren 12 bankanın 21.08.2007 – 22.09.2011 tarihleri arasında uyumlu eylem (Kartel) içerisinde hareket ederek faiz oranlarında müşterilerin aleyhine değişiklik yaptıklarını tespit etmiş; Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı hareket eden 12 banka hakkında idari para cezası verilmişti.

Rekabet Kurulu tarafın verilen bu cezaların iptali için açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesi bankaların talebini reddetmiş ve bu kararlar Danıştay 13. Dairesi tarafından onanarak kesinleşmişti

Ayrıntılı bilgi için:

Av. Şule Alagöz ÇİTİL

Çitil Avukatlık Ortaklığı

Yönetici Ortak

sule@citil.av.tr

info@citil.av.tr

www.citil.av.tr

Tel: 0212 - 909 19 52

Büyükdere Cad. Bentek Plaza

No: 47 / 41-42-43-44 Şişli, İstanbul

‘Bitmeyen Kooperatif’ Devri Kapanıyor

İnşaat sektörünün önde gelen firmaları kredili alıma göre çok daha uygun koşullarda ev sahibi yapan konut kooperatiflerinin 1990’lı yıllardaki “kötü ün”ünü ortadan kaldırmak için kolları sıvadı.‘Bitmeyen Kooperatif’ Devri Kapanıyor

Başkent başta olmak üzere çok sayıda lokasyonda yaklaşık 50 yıldan beri inşaat sektörüne katkı sağlayan BESA Grup’un Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci, kredi ile ev alma şartlarındaki zorluklar nedeniyle kooperatiflerin halen cazibesini devam ettirdiğini kaydetti.

Buna karşın özellikle 1990’lı yıllarda bitmeyen inşaatlar, teslim edilmeyen konutlar, bir türlü kavuşulamayan tapular gibi çok sayıda sıkıntı nedeniyle konut kooperatifi ile ev sahibi olma fikrinin alıcıyı korkuttuğunu ifade eden Efe Bezci, şunları söyledi:

“Konut tercihleri değişirken, kimi alıcı bütçesine uygun evi bulmakta zorlanıyor. Yeni nesil projeler özellikle orta gelir grubunun bütçesini aşabiliyor. Bu yüzden kooperatif sistemi çok daha uygun geliyor. Ancak konut yapı kooperatiflerinin bir dönem çok fazla sıkıntı oluşturduğunu biliyoruz. Bitmeyen kooperatiflerin, mağdur olan alıcının sayısı ne yazık ki çok fazla. Ama artık o dönemler geride kaldı. Konut alıcısı tercihini güvenilir, tecrübeli, yaptığı işler yeni projelerinin teminatı olan firmaların hayata geçirdiği kooperatifleri gönül rahatlığıyla tercih edebilir.”

Bezci, BESA Grup olarak herkesin kaliteli ve lüks konuta ulaşabilmesi için Ankara’nın gözde yerleşim yerlerinden İncek’te iki dev projeyi kooperatif sistemiyle hayata geçirdiklerinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Onlarca yıldan beri binlerce aileyi kaliteli ve lüks konutla tanıştıran BESA Grup olarak, ‘lüks kooperatif konutlar’ dönemine start verdik. İncek’te hayata geçirdiğimiz ATO Kooperatifi ve Kent İncek projelerimiz ile tüm gelir gruplarını aradıkları konforla tanıştıracağız. ATO Kooperatifi proje inşaatının yüzde 60’ını kısa sürede tamamladık, Kent İncek projemizde de çalışmalarımız sürüyor. Konut kooperatiflerinin elde ettiği kötü ünü BESA Grup kalitesiyle tamamen ortadan kaldırıyoruz.”


İnşaat sektörüne damga vuracak 10 yeni küresel trend

KPMG, inşaat ve altyapı sektöründeki trendlere ilişkin değişim ve gelişmeleri inceleyen raporunu 2017 yılı için yayımladı. İnşaat sektörüne damga vuracak 10 yeni küresel trend

Bu yıl onuncusu yayımlanan rapor karar vericilerin ve yatırımcıların sektörü daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. “2017 Altyapı Sektöründe Gelişen Trendler başlıklı rapora göre siyasi belirsizlikler, sosyal beklentiler ve hızla değişen teknoloji, yatırım ve finansman modellerini değiştiriyor. Raporu yorumlayan KPMG İnşaat Sektör Lideri İsmail Önder Ünal’a göre sektörün geleceğini şekillendirecek en önemli faktör politik belirsizlikler ve dolayısı ile belirsizliklerin etkilerini yönetmek amaçlı yenilikçi finansman yöntemleri olacak.

KPMG’nin 2017 Altyapı Sektöründe Gelişen Trendler raporunda, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde politik belirsizliğin devam edeceği ve bununla birlikte fonlama güçlüğünün oluşacağına ilişkin beklentilere yer verilirken; teknolojik değişimler, projelerden finansal getiriye ek olarak beklenen çevresel fayda, kamuda şeffaflık beklentilerinin alt yapı sektörünün geleceğini temelden etkileyeceği belirtildi. Yeni trendleri değerlendiren KPMG İnşaat Sektör Lideri İsmail Önder Ünal, “Raporda özetlenen trendler dolaylı olarak, yatırım modellerinin de değişmesine neden olacak. 2016 raporunun temel öngörüsü “belirsizliğin normalleşmesi” olarak özetlenmişti. 2017 raporunda bu tespit teyit edilirken yeni kavramlar da ekleniyor. Enerji, ulaşım ve teknolojinin bütünleşmesi daha da belirginleşiyor ve hükümetlerce bu bütünleşmeyi destekleyecek yatırımlar daha ön plana çıkacak. Dünyayı çevreleyen politik belirsizliklerin ve hükümetlerin popülist politikalarının finansman ve fonlama üzerinde yaratacağı baskının, 2017 yılı ve sonrasının şekillenmesinde önemli etkileri olabilir.” dedi.

Finansman zorlukları yeni araçlarla aşılıyor

Ünal, “Dünyada altyapı ihtiyacı giderek artmasına rağmen bu talebi karşılayacak finansman bulunamıyor. Dolayısıyla finansman konusu yeni araçlarla aşılmaya çalışılıyor. Örneğin Türkiye’de son dönemde gündemde olan varlık fonu, altyapı finansmanı için bulunan çözümlerden biri. Kamu-Özel İşbirliği bir süredir zaten bu kapsamda kullanlan bir araçtı. Yine altyapının bedelini kullanıcının ödemesi de öne çıkan trendlerden. Ancak yatırımcılara verilen minimum kullanım taahhütleri ile büyük projelerde bu kısmen sağlanabiliyor ve finansman yükünü yine kamunun üstlenmesi gerekebiliyor.” dedi.

Ünal, “Altyapı ihtiyacının yüksek, finansman olanaklarının ise kısıtlı olduğu bir dünyada altyapı projeleri planlanırken daha çevreye duyarlı ve insan odaklı olunması gerekiyor. Gelişen teknoloji klasik davranış kalıplarını etkilediği gibi insanların altyapıdan beklentilerini de etkiliyor. Yaşamın her yerinde hissedilen hıza ve konfora altyapı hizmetlerinde de ulaşılmak isteniyor. Örneğin İstanbul’da hangi yolu ya da köprüyü kullanacağımıza karar verirken önce akıllı telefonumuza bakıyoruz. Her alanda olduğu gibi altyapı hizmetlerine de internet üzerinden ulaşılabilmesi ve bu hizmetlerin takip edilebilmesi çok önemli.” dedi.

Ünal, 10 küresel trendi şöyle anlattı:

  • Enerji, ulaşım ve teknolojinin bütünleşmesi daha da belirginleşecek:

Bu kısa vadede çok konuşulacak ama nispeten daha az yol kat edilecek bir konu. Enerjide artan talep, bunun hanehalkına ulaştırılmasında özellikle ulaşım ve teknoloji ile entegre yeni yöntemlere doğru bir arayışa yönlendirecek. Enerjide kimse yakın zamanda atıl kalma riski olan bir yatırım yapmak istemeyecek ama hiçbir yerel yönetim de buna ilişkin bir kumar oynamaya cesaret edemeyecek. Bu çıkmazın enerjiye olan bakış açısında ve çözüm yöntemlerinde değişiklik için baskı oluşturacağı düşünülüyor.

  • Popülist gündemler altyapı pazarlarını sekteye uğratabilir:

Pek çok ülkenin hükümet politikalarında altyapıyla desteklenen popülist gündemlere doğru bir yönelme olması, başlıca üç ‘alt’ trendi de beraberinde getirecek gibi görünüyor. İlki, altyapı bütçelerinin artırılmasına ihtiyaç duyulacak olması. Raporda bu durumun çoğunlukla vergi mükelleflerinin vergileri ile finanse edilecek projelerin, bütçelerde açıklar oluşturmasının muhtemel olacağı değerlendiriliyor. İkinci alt trend olarak uluslararası tecrübeye sahip oyuncular yerine yerli oyunculara öncelik veren korumacı politikaların önce çıkması gösteriliyor. Son alt trend ise altyapı önceliklerinde hem daha popüler varlıklara ve “önce insan” projelerine, hem de altyapı geliştirmeyi hızlandıran yeni teknoloji ve modellere doğru yönelinmesi olarak ortaya çıkıyor.

  • Müşteri davranışının anlaşılması, altyapı yatırımlarının anahtarı olacak:

Rapora göre, altyapı yatırımlarında gelişen demografik yapının ve insan davranışlarının dikkate alınması gerekiyor. Örneğin gelir seviyesi arttığında havayolu ulaşımına olan talep, eğitim seviyesi yükseldiğinde daha çevreci ulaşım ve enerji tercihlerine olan talep artıyor. Ayrıca bazı hükümetlerin, daha büyük altyapı sorunlarını çözmek için bu değişimlerden faydalanacaklarını öngörülüyor.

  • Yatırımcılar sadece finansal getiriye değil, sosyal ve çevresel etkilere de önem vermeye başlayacak:

Geçtiğimiz yıllarda dünyada hükümetlerin üzerinde çevresel ve sosyal faydaları daha yüksek altyapı yatırımları yapmaları yönündeki baskı gözlemlenmişti. Bu baskının sonucu hem özel hem kamu sektörü yatırımcıları finansal getiri ile birlikte sosyal ve çevresel etkileri arttıran yatırımları önceliklendirme çabası içerisindeler. Dolayısı ile de bu alanda önceliklendirdikleri yatırımlarının gerçek etkilerini ölçüp bunları halkla paylaşmaya yönelik önemli çabalar sarf edecekler. Çünkü toplumlar hükümetlerden “eşitlik” ilkesini öne çıkaran sosyal yatırımlar bekliyor. Kurumsal yatırımcılar, finansörler ve fonlar ortaklarından gelen baskıyla finansman sağladıkları projelerde çevre duyarlılığını daha fazla görmek istiyor.   

  • Teknoloji daha fazla altyapı verimliliği sağlayacak ve değer yitirme riskini artıracak:

Bu yıl, altyapı sahiplerinin ve operatörlerinin sağlam teknoloji planları geliştirmeye ve rekabet üstünlüğü kazanmak ile yatırımlarından olabildiğince hızlı geri dönüş elde etme arasında bir denge kurmaya odaklanacakları tahmin ediliyor. Ayrıca, bazı hükümetlerin “teknoloji takip ediciler” olmaktan “teknoloji öncüleri” olmaya yönelmeleri ve bu sayede hem vatandaşlarıyla daha yakın iletişim kurup hem de altyapılarının verimliliğini artırmaları bekleniyor. Altyapıda kullanılan teknoloji iki başlık altına incelenirse daha anlaşılır bir hale bürünüyor: Öncelikle gelişen teknoloji ile altyapı yatırımlarındaki tercih değişiklikleri öne çıkacak. Örneğin güneş enerjisi ile ilgili teknoloji geliştikçe klasik enerji santrallerine olan yatırım ya da mobil iletişim teknolojisinin gelişmesi ile klasik kablo hatlarına olan yatırımın azalmasını, tercih değişikliği olarak belirtebiliriz. Diğer yandan mevcut altyapının inşası ve işletilmesinde kullanılan teknolojiyi ele alabilirz. KPMG 2016 yılı Küresel İnşaat Araştırması da bu konuya odaklanıyordu. Burada daha çok altyapı projelerinin hayata geçirilmesi ve işletilmesi esnasında kullanılan bilgisayar programları, robotlar, insansız hava araçlarının kastedildiğini belirtebiliriz.

  • Yeni yatırım yaklaşımlarında, mevcut altyapılardan daha fazla fayda elde etmeye odaklanılacak:

Gelişen ülkelerde, kapasiteyi artırmak için temel altyapı seçeneklerine başvurma ihtiyacı halen sürüyor. Gelişmiş ülkelerde ise, altyapı sahiplerinin gelişmiş performans, kapasite, güvenilirlik ve hizmet sunumu sağlayacak daha küçük yatırımlara odaklanmaları bekleniyor. Ayrıca, özellikle şehir yönetimlerinin, çeşitli sektörlerdeki yoğun talebin daha iyi yönetilmesine yardımcı olacak davranışları nasıl teşvik edebileceklerini düşünmeye başlayacakları tahmin ediliyor. 

  • Hükümetler finansman paradigmasına çözüm bulmanın yollarını arayacak:

Günümüzde hükümetlerin kullandığı iki tip altyapı yatırımı finansmanı yöntemi var; vergiler yolu ile ödeme yada kullanıcıların yatırımı finanse etmesi. Mevcut iki yöntemden birini seçmek pek çok altyapı yatırımının finansmanına çözüm sağlarken, kullanıcıların yapacağı ödemenin altyapı yatırımının maliyetini karşılamadığı durumlarda, finansman yetersiz kalıyor.

Altyapıya finansman sağlama konusunda daha stratejik bir çözüme ihtiyaç var ve KPMG olarak 2017 yılında altyapı yatırımları için ödemeyi hükümetlerin mi yoksa kullanıcıların mı ödeyeceği konusunun çok tartışılan konulardan birisi olacağını düşünüyoruz.

Hangi alternatif finansman çözümü tercih edilirse edilsin hükümetlerin, elde edilen gelirlerin nasıl kullanılacağı konusunda halka karşı şeffaf olmaları gerekecek.

  • Finansman geliştirme imkanları, temellerine dönebilir:

Hükümetlerin artık sadece bir finansal anlaşma yapmaktan ziyade o anlaşmaya konu altyapının sağlayacağı faydalara da odaklanmaları gerekecek. Hükümetler, proje ilerledikçe riskleri yatırımcılara devredebileceklerini hatta projeyi tamamen satabileceklerini bilerek, altyapı programlarının ilk aşamalarında daha fazla risk almaları gerektiğini anlamak zorundalar. Ayrıca, özellikle gelişen ülkelerdeki hükümetlerin, pazar oluşturmada belli bir rollerinin olduğunu ve yeni altyapının sağlayacağı faydaların üstlenecekleri ek riskten çok daha fazla olduğunu bilmeleri gerekiyor.

  • Getiri arayışının, yatırım piyasalarındaki bütünleşmeyi tetiklemesi bekleniyor:

Önümüzdeki yıl, getiri arayışının devam etmesiyle birlikte farklı yatırımcı tipleri arasındaki ince çizgi de giderek kaybolacak.

  • Altyapı küreselleşmesi devam edecek:

Altyapının küreselleşmesi kısaca altyapı yatırımlarını hayata geçiren müteahhitlerin ve altyapı yatırımlarını finanse eden sermayenin küresel olması ile açıklanabilir. Bu iki ana kalemdeki küreselleşme altyapı yatırımlarını rekabete açarak daha uygun bütçelerle daha kaliteli altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesine olanak sağlayacak. Altyapı oyuncuları küresel kapasitelerini artırma ve ulusal sınırların dışına çıkma konusunda daha iştahlı olacak. Artan korumacılık ve ulusalcı söylemler, değişen sosyal tercihler, yerlileşmeye verilen önemin artması, kırılım yaratan ticaret anlaşmaları ve diğer bazı belirsizlikler küreselleşme isteğini baltalayabilir.


Gurbetçilere KDV desteği sektörü hareketlendirecek

Gurbetçi vatandaşlar için konut ve işyeri satışlarında KDV’nin kaldırılması kararının gayrimenkul sektörünü hareketlendirmesi bekleniyor.Gurbetçilere KDV desteği sektörü hareketlendirecek

Agency Gayrimenkul kurucu ortaklarından Gül Gül, “Hükümetin attığı olumlu adımlar sektörde hareketlenmeyi beraberinde getirecek. Yabancıların ardından gurbetçi vatandaşların KDV avantajını iyi değerlendireceğini ve alım yönünde ilgi göstereceğini düşünüyorum” dedi.

Türkiye ekonomisinin kilit noktasındaki gayrimenkul sektöründe atılan adımlar hareketliliği beraberinde getiriyor. Yabancılara yönelik vatandaşlık teşviği ve yabancı yatırımcıların gayrimenkul alımlarındaki KDV’nin kaldırılmasının ardından olumlu yöndeki gelişmeler sürüyor. Son olarak da yurt dışında yaşayan gurbetçi vatandaşlar için de gayrimenkul alımlarında KDV’nin kaldırıldığı açıklandı. Agency Gayrimenkul kurucu ortaklarından Gül Gül, hükümetin sektörü rahatlatacak adımlar attığını belirtti.

Gül Gül: Çok önemli bir hamle

Hükümetin son dönemde attığı adımlarla birlikte gayrimenkul sektörünün hareketli günlere dönüş sinyalleri verdiğini dile getiren Gül Gül, “Yabancı yatırımcıların konut ya da işyeri alımlarında KDV kaldırılmıştı. Ayrıca 1 milyon dolarlık gayrimenkul yatırımı yapan yabancılara Türk vatandaşlığı hakkı da tanınmıştı. Bu gelişmelerle hareketlenen gayrimenkul sektöründe son gelişme gurbetçi vatandaşlarımıza yönelik oldu. Gurbetçi vatandaşlarımız da Türkiye’den gayrimenkul satın almaları halinde KDV’den muaf tutulacak. Bu gelişmeyi, ülkemize ciddi bir döviz girişi sağlanması ve gayrimenkul stoğunun eritilmesi adına çok önemli bir hamle olarak değerlendirebiliriz” dedi.

Ev fiyatlarının doğal olarak düşeceğini dile getiren Gül Gül sözlerini şöyle sürdürdü: Bu muafiyetle birlikte satışlar artacaktır. Bilindiği gibi yurt dışında da benzer uygulamalar yapılıyor. Ülkemizde benzer uygulamaların sürmesi ekonomiye ve gayrimenkul sektörüne olumlu yansıyacak.


216 Butik Plus'ta taşınma heyecanı yaşanıyor

216 Yapı, 216 Butik Plus’taki dairelerini yatırımcısıyla buluşturdu… 216 Butik Plus'ta  taşınma heyecanı yaşanıyor

Anahtarların teslim edildiği projede taşınmalar da sıklaştı. Yatırımcısına hemen teslim hemen tapu fırsatı sunan 216 Butik Plus'ta daire fiyatları 270 bin TL'den alıcı bulurken, net fiyat uygulaması da dikkat çekti.

Bugüne kadar başarılı birçok projeye imza atan 216 Yapı, Çekmeköy'de inşa ettiği 216 Butik Plus'taki daireleri yatırımcısıyla buluşturdu. Taşınmaların gerçekleştiği 216 Butik Plus'ta taşınma sırasında büyük heyecan yaşandı.

216 Yapı güvencesiyle yola çıkan gayrimenkul yatırımcısını ev sahibi yapmanın derin mutluluğunu yaşadıklarını belirten 216 Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Bilent Dündar, “Bizimle yola çıkan herkese teşekkür ederiz. 216 Butik Plus'ta artık yeni bir yaşam başlıyor. Daire sakinlerinin anahtarlarını teslim almasıyla evlerine kavuşmaları bize de ilham veriyor” dedi. Anahtarlarını alan tüm yatırımcıların en kısa sürede yeni dairelerine taşınmalarını beklediklerini söyleyen Dündar, hafriyattan bugüne kadar yaşanan süreç düşünüldüğünde, heyecanın teslimde doruğa ulaştığını ifade etti.

Fiyatlar 270 binden başlıyor

270 binden başlayan fiyatlarla satışa sunulan 216 Butik Plus'tan ev sahibi olmak isteyenlerin 1+1 dairelere 270 bin TL'den sahip olabileceklerini bildiren Dündar, 2+1 dairelerin ise 410 bin TL’den alıcı bulduğunu söyledi. 2014 yılında yükselmeye başlayan ve  iki etaptan oluşan 216 Butik Plus'ın toplam 123 konuttan oluştuğunu belirten Dündar, “1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinin bulunduğu projede dairelerin brüt alanları 58, 116 ve 144 metrekare olarak planlandı” dedi.

Hemen tapu hemen teslim

216 Butik Plus'tan ev almak isteyenlerin hemen tapu hemen teslim kampanyasından yararlanarak, hiç beklemeden anahtar sahibi olabildiğini vurgulayan Dündar, “Üstelik bir süredir uygulanan ve büyük ilgi gören tek fiyat kampanyası da devam ediyor. Net fiyat uygulamasıyla konut satışlarını artıran 216 Butik Plus'ta satışlar tüm hızıyla sürüyor” diye konuştu. İstanbul'un hızla gelişen ilçelerinden biri olan Çekmeköy'ün merkezinde yeni bir yaşamın başladığını kaydeden Dündar, sözlerine şöyle devam etti:

“Teslime özel sunulan fiyat avantajlarıyla projemize duyulan ilgi büyük oranda arttı. 216 Butik Plus'ta hemen tapu, hemen teslim kampanyası büyük ilgi görüyor. Böylelikle ev sahibi olmak isteyen yatırımcı hiç beklemeden anahtarını cebine koyabiliyor. Üstelik tek fiyat kampanyası ile hiç bir kafa karışıklığına maruz kalmadan evini alabiliyor.”

216 Butik Plus'ın teslim ettikleri beşinci büyük konut projesi olduğuna dikkat çeken Dündar, projenin satışa çıktığı ilk günden beri büyük ilgiyle karşılaştığını söyledi. İki etap halinde inşa edilen 216 Butik Plus’da her şeyin tamam olduğunu vurgulayan Dündar, artık taşınma heyecanın başladığını ifade etti.

Kolay ulaşım

Ulaşım aksları üzerinde yer alan 216 Butik Plus’ta, tüm merkezlere ulaşım çok kolay. 3'üncü Köprü bağlantısına 2 dakika mesafede ve Üsküdar - Çekmeköy metrosuna 2 dakika uzaklıkta olan projede bay-bayan kuaförü, eczane, market, cafe, pastane, kuru temizleme gibi ticari alanlar da yer alıyor. Girişte lobi ve resepsiyonun bulunduğu 216 Butik Plus’ta kapalı havuz, fitness merkezi, sauna, çocuk ve büyükler için oyun alanı ayrıca servis bekleme odası da bulunuyor.

444 4 216 www.216yapi.com


 


3S Firuze Konakları 370 Bin TL'den Başlayan Daire Fiyatları ile Satışa Çıktı

Yatay mimari konsepti ve geniş peyzaj alanıyla 3S Firuze Konakları, mahalle kültürünü canlandıracak! 3S Firuze Konakları 370 Bin TL'den Başlayan Daire Fiyatları ile Satışa Çıktı

3S Kale Holding’in Avcılar’da inşa ettiği 3S Firuze Konakları, hem yatırım hem de güzel bir yaşam için kaçırılmayacak fırsat sunuyor. İnşaat alanı ve konut adedi itibarıyla Avcılar’ın E-5 aksındaki en büyük projesi olan 3S Firuze Konakları’nda 523 adet konut ve 45 mağaza yer alıyor.

3S Kale Holding Genel Müdürü Alp Gürün, bölgenin en özel ve iddialı projelerinden biri olan 3S Firuze Konakları’nın Avcılar’ı bir cazibe merkezi haline getireceğini söyledi.

3S Kale Holding’in Avcılar Firuzköy bölgesinde inşaatına başladığı 3S Firuze Konakları, 28.000 metrekarelik proje sahası, 523 adet konut ve 45 adet mağazasıyla E-5 aksındaki en büyük proje olma özelliği taşıyor.

Avcılar’da seçkin bir yaşamın kapılarını açan 3S Firuze Konakları, 1+1'den 4+1'e kadar farklı daire seçenekleri içeriyor. Bölge için yatay mimarisi, ferah ve nefes alan tasarımıyla huzurlu bir yaşam ortamı sunan 3S Firuze Konakları’nda fiyatlar 370.000 TL’den başlıyor. Peşin ödemede yüzde 10 indirim; vadeli ödemede ise %20 peşin, firma vadesiyle 36 ay ve 0 faiz uygulanıyor. 3S Firuze Konakları’nda yaşamın 2018 yılının son çeyreğinde başlaması hedefleniyor.

3S Kale Holding’in referans projesi

3S Kale Holding Genel Müdürü Alp Gürün, 3S Firuze Konakları’nın tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “3S Kale’nin yüksek standartlardaki kalite anlayışı, malzeme seçimi ve uzman bir işçilikle hayata geçireceğimiz 3S Firuze Konakları’nın, Avcılar bölgesinde önemli bir cazibe merkezi olacağına inanıyoruz. Şirketimiz için de bir referans proje olacak 3S Firuze Konakları, hem yatırım hem de güzel bir yaşam fırsatı sunuyor. İster taşının güle güle oturun, ister güvenli bir geleceğe yatırım yapmanın huzurunu yaşayın!” dedi.

Alp Gürün, “3S Firuze Konakları, herkesi mutlu edecek merkezi ve rahat ulaşım özelliği, yemyeşil bahçeleri, sosyal imkanları, eşsiz göl manzarası ve özel mimarisiyle hayatınızdaki en önemli karar olmaya aday…” diye konuştu.

Özlenen mahalle kültürü geri dönüyor…

3S Firuze Konakları’nda ortak kat bahçeleri Küçükçekmece Gölü’nün muhteşem manzarasını gözler önüne seriyor. 19.000 metrekarelik rekreasyon alanına sahip olan proje, ailenin küçük bireylerine hitap eden İlk Adım Parkı ve Macera Parkı’nın yanı sıra açık ve kapalı sinema salonu, yetişkin ve çocuklar için yüzme havuzu, sosyal mekânları, zengin peyzaj alanıyla özlem duyulan mahalle kültürünü yeniden canlandırıyor. Akıllı ev sistemiyle donatılan proje, sakinlerine tamamen kendi kontrolleri altında kaliteli bir yaşam imkânı sunuyor.

Şehrin merkezinde bir yaşam burada…

3S Firuze Konakları, İstanbul Üniversitesi, Atatürk Havalimanı, Avcılar İDO İskelesi gibi önemli lokasyonlara yakınlığıyla merkezi bir noktada yer alıyor. 3S Firuze Konakları’ndan E-5, Avcılar İstanbul Üniversitesi Metrobüs Durağı ve yakın zamanda yapımı planlanan Yenikapı-Büyükçekmece Metrosu sadece yürüme mesafesinde bulunuyor. Deniz yolu ulaşımını tercih edenler için Avcılar İDO iskelesine sadece 5 dakika uzaklıkta yer alıyor.

Hayalinizi gerçeğe dönüştürmek için…

  1. Avcılar Firuzköy’ün en büyük projesi
  2. 28.000 m² arsa üzerinde, yatay bir mimariye, geniş peyzaj ve zengin sosyal donatılarına sahip bir proje
  3. 3 adet blok üzerinde, 1+1'den 4+1'e kadar farklı büyüklükte 523 daire ve 45 mağaza
  4. Balkonlu mimarisi, 3,50 metre brüt kat yüksekliği, yere kadar uzanan pencereleri, geniş salonu, şık mutfak ve oda planlarıyla nefes alan, huzurlu bir yaşam ortamı
  5. Küçükçekmece Gölü’nün keyifli manzarası & kısmi deniz manzarası
  6. 10” ekranlı ve görüntülü kapı interkom altyapısına uygun tasarlanan akıllı ev sistemi
  7. Profesyonel site yönetimi, temizlik, çevre bakımı ve teknik servis gibi hizmetlerle kontrolünüz altında bir yaşam
  8. Meydanlar, buluşma ve paylaşım alanları, çocuk oyun alanları, su öğeleri, üst bahçenin iki yakasını birleştiren yaya köprüsü, seyir terasından oluşan 19.000 metrekarelik rekreasyon alanı
  9. 1+1 evler için 1 araçlık; 2+1, 3+1, 4+1 evler için 2 araçlık kapalı otopark imkanı

Satış Ofisi Tel: 444 37 11 

Web: www.3sfiruzekonaklari.com.tr












EMLAK KONUT PROJELERİ




PROJELERDE SON DURUM

Osman Cihad Esen
cihad.esen@yeniprojeler.com

Isı Yalıtımıyla Enerji Tasarrufu

Av. İrfan Niğdeli - İstanbul Hukuk Bürosu

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Fatih Karakaş
fatih.karakas@kentselplatform.com

Siyasi Belirsizliklerin Kentsel Dönüşüm Üzerindeki Etkisi! 2015-09-22

Av.Cihat Demirbağ
avukat@cihatdemirbag.com.tr

Kentsel Dönüşümde 2016 Kira Yardım Miktari Arttı

Yüksek Mimar Müge Turgay Karamuk
mugeturgay@mugeturgaymimarlık.com

Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm



yeni konut projeleri iphone da


Haritada konut projeleri


KREDİLER


DEKORASYON


ENERJİ SEKTÖRÜ