Sağlık Sitesi|FacebookTwitterKünye|Hakkımızda|Basında YeniProjeler.com|Servisler|İletişim
ÜYE GİRİŞİ | KURUMSAL GİRİŞ

Yeni Projeler Logo
banner

İSTANBULANKARAANTALYAİZMİR

Arabuluculuğa gelen uyuşmazlıkların yüzde 90’ı çözüme kavuşuyor

Başta iş ve işveren arasındaki sorunlar olmak üzere hukuki uyuşmazlıklar, mahkemeye yansımadan son buluyor
Mail At
Arabuluculuğa gelen uyuşmazlıkların yüzde 90’ı çözüme kavuşuyor

Arabuluculuk; başta iş ve işveren arasındaki sorunlar olmak üzere hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye yansımadan son bulmasına olanak tanıyor. Kazan – kazan ilkesi ile problemleri çözüme odaklanan Arabuluculuk sayesinde bugüne kadar Türkiye’de 8.000 üzerindeki uyuşmazlık çözülmüş durumda. Bu sayının 3.000’den fazlası ise 2017 yılının ilk aylarında tamamlandı. Her iki taraf için kazanımlar sağlayan bir sistem olmasının dışında, yargının üzerindeki iş yükünü hafifletecek bu yöntem için hızla Arabuluculuk Merkezleri açılıyor.

Tüketici anlaşmazlıkları, sözleşmelerden doğan anlaşmazlıklar, ailevi ya da komşuluktan doğan uyuşmazlıklar gibi birçok konuda insanların çözüm tercihi olarak karşımıza çıkan Arabuluculuk; uzun yıllardır tüm dünyada etkin bir şekilde kullanılıyor. Türkiye’de ise Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 22.06.2012 yılında yayımlanması ile hayatımıza giren Arabuluculuk, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan ‘Arabuluculuk Daire Başkanlığı’ tarafından koordine ediliyor.

Tarafların kazanımları için ortak bir platform oluşturmayı hedefleyen Arabuluculuk sistemi, ‘kazan – kazan ilkesi’ ile her iki tarafın da masadan el sıkışarak kalkmasına olanak tanıyor. Bu sistem sayesinde kendi çözümleriyle yol haritası çizen taraflar, hem çok daha hızlı hem de daha az maliyetle gizlilik esasıyla uyuşmazlık çözümüne ulaşabiliyor. Adalet Bakanlığı’ndan alınan verilerde bu çözümün etkinliğini kanıtlar nitelikte. Araştırmaya göre; Türkiye’de 8.000 üzerindeki uyuşmazlık Arabuluculuk yöntemiyle çözülmüş durumda. Bu sayının 3.000’den fazlası ise 2017 yılının ilk aylarında tamamlanmış. Arabuluculuğa başvurulan uyuşmazlıkların yüzde 90’ı çözüme ulaşırken yüzde 87’si yalnızca 1 günde çözümleniyor.

Dolu: Arabuluculuk gönüllü bir süreç

Günümüzde sadece iş ve işveren arasındaki uyuşmazlıklardan kaynaklı yılda 400.000 üzerinde dava görüldüğünü belirten FU Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık A.Ş. Operasyon ve Proje Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Suat Dolu, bu yükün hafifletilebilmesinin en önemli yollarından birinin de Arabuluculuk sistemi olduğunun altını çizdi. 2017 yılında hayata geçirilmesi planlanan yeni düzenlemelerle Türkiye’de de Arabuluculuk sisteminin yaygınlaşacağı söyleyen Dolu, “Arabuluculuk yönteminde tarafların mahkemelerde olduğu gibi belirli bir usule uyma zorunlulukları bulunmuyor. Süreç tarafların aktif katılımı ile tamamen gizli olacak biçimde ve ticari ilişkileri bozmayacak şekilde yürütülüyor. Arabuluculuk gönüllü bir süreç olduğu için her iki tarafında uzlaşı masasında oturması gerekiyor. Aksi takdirde süreç yürümüyor ve yönetilemiyor” dedi.

“Arabuluculuk sistemi Adalet Bakanlığı’ndan yoğun bir biçimde destekleniyor”

Yurt dışında Arabuluculuk faaliyetleri için profesyonel şirketler tarafından kurulan Arabuluculuk Merkezleri bulunduğunun altını çizen Dolu, Türkiye’de de bu merkezlerin hız kazanarak açılmaya başladığını söyledi. Dolu, “Arabuluculuk sürecinin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için uluslararası standartlara sahip toplantı odaları, etkin koordinasyon sağlayabilmek için sekretarya hizmetleri gerekebiliyor. Arabuluculuk faaliyetlerinin bağımsız işletilen toplantı odalarında yapılması, aynı zamanda tarafsızlık anlamında bir güven oluşturulmasını sağlıyor. Sonuç olarak Arabuluculuk, ülkemizde yeni olmasına rağmen giderek yaygınlaşıyor. Bu anlamda Adalet Bakanlığı tarafından yoğun bir biçimde destekleniyor ve uyuşmazlıkların çok hızlı ve daha az masrafla çözülmesine yüksek oranda katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle yakın gelecekte sistemin hızla gelişerek hak ettiği yere ulaşacağını söylemek doğru olacaktır. Biz de bu sisteme destek olmak ve dünya standartlarını danışanlara ve Arabuluculara sunmak için çalışmalarımıza başladık. Buna özel oluşturduğumuz ekip ile mevcut mevzuat nezdinde Medyan DRC Arabuluculuk Destek Merkezi adı altında tarafları ağırlamak için hazırız.”

Özdilek Holding’den 12 milyon dolarlık yatırım ve 225 kişiye ek istihdam

Holding, Türkiye genelindeki 14’üncü AVM’sini Düzce’ye açtıÖzdilek Holding’den 12 milyon dolarlık yatırım ve 225 kişiye ek istihdam

Geçtiğimiz günlerde Bursa Nilüfer’de 50 milyon dolarlık yatırımla ÖzdilekPark konseptine sahip üçüncü AVM’sini misafirleriyle buluşturan Özdilek Holding, yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Türkiye genelindeki 14’üncü AVM’sini 12 milyon dolarlık bir yatırımla Düzce’de açan holding, bu yatırımla 225, toplamda ise 8.500 kişiye istihdam sağlıyor.

Özdilek Holding, Türkiye genelindeki 14’üncü AVM’sini Düzce’de açtı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Düzce Valisi Zülkif Dağlı, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Çakır’ın katıldığı Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili E. Murat Özdilek ve projede görevli üst düzey yöneticilerinin ev sahipliği yaptığı açılışa, projenin tüm detaylarının yanı sıra holdingin 2017 hedefleri anlatıldı.

Düzce Akçakoca Yolu üzerinde 11.000 m2 kapalı alana sahip Özdilek Düzce AVM, en iyi hizmeti en uygun fiyatlarla sunma hedefiyle misafirlerini; hipermarket, departman mağaza, kafe-restoran, sinema ve çocuk-eğlence merkezi ile buluşturuyor. Rahat ve aydınlık bir yapıda olmasının yanı sıra misafirlerinin konforu düşünülerek tasarlanan Özdilek Düzce AVM, ulaşım kolaylığıyla da dikkat çekiyor. Şu ana kadar bünyesinde departman mağaza ve hipermarketlerinin de yer aldığı, Türkiye’nin 11 ilindeki alışveriş merkezlerini Özdilek Düzce AVM ile 12’ye çıkaran Özdilek Holding bunlara ilave olarak; Bursa’nın 6 noktasında hipermarketleri, 3 farklı lokasyonda departman mağazaları, Türkiye’nin 112 noktasında ev tekstili mağazaları ve 7/24 tüm Türkiye’nin hizmetindeki Özdilekteyim.com çevrimiçi satış operasyonu bulunuyor.

Özdilek: Amacımız; daha çok kişiyle Özdilek kalitesini buluşturmak

Açılışa ilişkin değerlendirmede bulunan Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, “Özdilek Holding olarak, bugüne kadarki 14’üncü AVM’mizi Düzce’de açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Departman Mağazamız, Hipermarketimiz, Kafe-Restoranımız, sinemamız ve çocuk-eğlence merkezimizle Düzceli misafirlerimizin yanı sıra yolu Akçakoca yoluna düşen tüm takipçilerimizin rahatını ve huzurunu düşünerek bir konsept oluşturduk. Çünkü istediğimiz şey; AVM’mizle misafirlerimizin her türlü ihtiyacına cevap verebilmek. Bundan sonraki hedefimiz, Özdilek kalitesini niteliğinden ödün vermeden yatırımlarımıza devam etmektir. Bölgenin kalkınmasına da yarar sağlayacak olan yeni yatırımımızla 225 kişiye istihdam sağladık. Dolayısıyla yeni yatırımımızın öncelikle ülkemize sonrasında ise Düzce ve çevre illerdeki ziyaretçilerimize hayırlı olmasını dileriz” dedi. 

Düzce Valisi Zülkif Dağlı; “Bu açılışta kendime göre sonuçlar çıkardım. Birincisi Sayın Cumhurbaşkanımızın yatırım seferberliği ve istihdam seferberliği karşılıksız kalmıyor. İkincisi ise bir insanın azmettikten sonra nereden nereye gelebileceğini gördüm. Hüseyin Özdilek de buna örnek bir isim. Hüseyin bey, İlimizi böylesine önemli ve önü açık görüyor ki 14. mağazasını diğer illeri, batı illerini bırakıp Düzce’de açtı. Bu ilimiz açısından çok manidar ve gerçekten önemli. Bu önemli yatırımın, Düzce’miz için, halkımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Açılışta, Türkiye’nin değerli markalara ihtiyacı olduğunu söyleyerek yapılan bu yatırımın Düzce’ye değer kattığını söyleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü sözlerine şöyle davam etti; Öncelikle Hüseyin Özdilek’in Düzce’ye kazandırdığı bu yatırım için teşekkür ederiz. Bugün açılışta olmaktan son derece mutluyum. Bakın değerli arkadaşlar bu proje, 12 milyon dolarlık yatırım ve 225 çalışan demek. Düzce için büyük bir kazanç. Türkiye’de çok sayıda ticari işletme, tüccar ve ticaret yapan şirket var ama marka işletme sayısı çok az. Türkiye’nin markalara ihtiyacı vardır. Bu bakımdan Özdilek bir markadır ve Türkiye’nin markasıdır. Marka değeri olan şirketlerin marka değeri olmayanlara göre karlılık oranı aşağı yukarı bir kat fazladır. Özdilek’in bu yatırım ile Düzce’ye bir değer kattığı düşüncesindeyim. Düzce de Özdilek’e bir değer katacak. Düzce’de ulusal bir markanın yatırımın olması bizim için çok kıymetli. Bu yatırımdan dolayı Düzceliler adına Hüseyin Bey’e teşekkür ediyorum.” dedi


Türk Telekom ve PTT, kullanılmayan ortak gayrimenkulleri yatırıma dönüştürmeye hazırlanıyor

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom ile Türkiye’nin en köklü kurumlarından PTT, birçok yeni alanda iş birliği yapmak için güçlerini birleştirdi. Türk Telekom ve PTT, kullanılmayan ortak gayrimenkulleri yatırıma dönüştürmeye hazırlanıyor

Türk Telekom ve PTT, sahip oldukları gayrimenkullerin en verimli  şekilde değerlendirilmesi için bir ön protokol imzaladı. Bu ön protokol kapsamında hayata geçirilecek işbirlikleri ile elde edilecek finansal kazanımların, yurtiçi ve yurtdışında e-ticaret ile lojistik gibi sektörlerde yeni yatırımlar için kullanılması hedefleniyor.

Türk Telekom CEO’su Doany, bu iş birliğinin her iki şirket için de önemine değinerek, “Bugüne kadar yaptığımız yatırımlarla sektörümüze ve ülkemize değer katmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu yatırımlarımıza devam ederken, PTT ile birlikte sahip olduğumuz benzersiz bilgi birikimi ve tecrübemizi e-ticaret, lojistik gibi sektörlere de taşıyacak olmanın heyecanı içindeyiz. Bunun yanı sıra, PTT ile birlikte önümüzdeki günlerde yurtiçi ve yurtdışında birçok yeni ortak projeye de imza atmayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin lider iletişim ve eğlence teknolojileri şirketi Türk Telekom ile Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş (PTT),  PTTCell ile beş yıldır mobil iletişim alanında devam eden iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türk Telekom ve PTT güçlerini bir kez daha birleştirerek, sahip oldukları gayrimenkullerin günümüz koşullarında en iyi şekilde değerlendirilmesi ve finansal kazanım elde edilmesi amacıyla yeni “Gayrimenkul Değerleme ve İşbirliği Ön Protokolü” imzaladı.  

Ön Protokole göre, Türk Telekom ve PTT’ye ait gayrimenkuller ile ortak kullanılan taşınmazlar üzerinde gayrimenkul geliştirme, değerlendirme, proje yönetimi ve bina yönetimi faaliyetlerinde iş birliği yapılacak. Bu faaliyetleri yerine getirmesi için Türk Telekom ve PTT ortaklığında bir şirket veya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulması da planlanıyor. Bu yolla elde edilecek ilave finansal kazanımlarla, Türk Telekom ve PTT e-ticaret ile lojistik gibi alanlarda yeni ortak girişimler kuracaklar ve birlikte yeni başarılara imza atacaklar. 

Türk Telekom CEO'su Dr. Paul Doany; PTT ile birlikte gerçekleştirecekleri yeni iş birliği sayesinde her iki şirketin de büyük kazanımlar sağlayacağını belirterek, “PTT ile hayata geçireceğimiz yeni iş birliğini, iki şirket arasında yıllardır devam eden sinerjinin en önemli meyvelerinden biri olarak görüyoruz. Bu iş birliği kapsamında Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan PTT ile güçlerimizi birleştirerek, sahibi olduğumuz gayrimenkullerin en iyi şekilde değerlendirilmesinin önünü açacağız. Kullanılmayan ortak gayrimenkullerin değerlendirilmesi yoluyla elde edeceğimiz finansal kazanımlarla, yurtiçi ve yurtdışında e-ticaret ile lojistik gibi alanlarda PTT ile yeni stratejik ortaklıklara imza atacağız” dedi.

Doany, Türk Telekom olarak Türkiye için durmaksızın çalıştıklarını ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugüne kadar yaptığımız yatırımlarla sektörümüze ve ülkemize değer katmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu yatırımlarımıza devam ederken, PTT ile birlikte sahip olduğumuz benzersiz bilgi birikimi ve tecrübemizi e-ticaret, lojistik gibi sektörlere de taşıyacak olmanın heyecanı içindeyiz. Bunun yanı sıra, PTT ile birlikte önümüzdeki günlerde yurtiçi ve yurtdışında birçok yeni ortak projeye de imza atmayı hedefliyoruz.”

PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü, Dünya Posta Birliği (UPU) İdari Konsey Başkanı Kenan Bozgeyik, Türk Telekom ile yürüttükleri işbirliklerine bir yenisini daha eklemekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “İmzaladığımız protokol, PTT A.Ş. ve Türk Telekom A.Ş.’nin mutabakatlarıyla gayrimenkul geliştirme, değerlendirme, proje yönetimi ve bina yönetimi faaliyetlerinde iş birliğinin yanı sıra bu yönde gerçekleştirilecek ortak çalışmaları geliştirmeyi, desteklemeyi ve teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu iş birliğimiz, iki köklü kurumumuzun faaliyet ve hizmetlerine önemli fayda sağlayacaktır” dedi. Genel Müdür Bozgeyik, PTT A.Ş.’nin bir dünya markası olma hedefinde emin adımlarla ilerlediğini kaydederek, “Faaliyet gösterdiğimiz her alanda gözle görülür bir ivme kazandık. PTT’mizin yeni yapılanma sürecinde gayrimenkuller hususu da büyük önem arz ediyor. Bu protokol ile gayrimenkullerin Şirketimizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir şekilde ve daha rasyonel  değerlendirilmesini sağlamış oluyoruz” diye konuşt


Sur Çelik Kapı’dan çift taraflı estetik

Evimizin konseptini tamamıyla değiştirebilecek düzeyde güçlü etkiler içeren dış kapılarımız, Sur Çelik Kapı ile çift taraflı estetiğe dönüşüyor. Sur Çelik Kapı’dan çift taraflı estetik

Sur Çelik Kapı, kullanıcılarının seçtikleri kapılarının dış yüzeyini farklı iç yüzeyini farlı renklerde seçebilme imkanı sunarak yaşam alanlarının dekorasyonunu çok daha göz alıcı bir hale getirmelerine eşlik ediyor.

Yaşam alanlarımızın dekorasyonunu çok daha göz alıcı bir hale getirebilmek adına son derece önem taşıyan dış kapılarımız, evimizin konseptini tamamıyla değiştirebilecek düzeyde güçlü etkiler içermektedir.

Bu bilinçle Sur Çelik Kapı, kullanıcısına beğendiği kapının iç yüzeyini farklı dış yüzeyini farklı renklerde seçme imkanı sunarak, takipçilerinin evlerinin genel dekorasyon anlayışına uyumlu bir atmosfer yaratmasına eşlik ediyor. Kişisel zevklere uyumlu, hem de şık ve kullanışlı bir kapı modeli tasarlamak isteyenlere renk alternatifi sunan Sur Çelik Kapı, evin giriş kapısının ilk izlenim için önemli olduğunun farkındalığıyla ürünler geliştiriyor.

Doğal ve zarif görünümleriyle bulunduğu alanın görselliğini artıran Sur Çelik Kapı’lar, ince ve zarif görüntüleriyle evlerde yaratılmak istenen o doğal havayı en estetik şekilde yakalamanıza eşlik ediyor.


Nef’ten öğrenciler için tasarım yarışması

‘Fold It’ adıyla bir tasarım yarışması başlatan Nef, üniversite öğrencilerini özgün tasarımlar yapmaya cesaretlendirecek.Nef’ten öğrenciler için tasarım yarışması

Başvuruların 22 Mayıs’a kadar devam edeceği yarışmada, lüksü ulaşılabilir kılan tasarımlar ödüllendirilecek.

Gayrimenkul sektörünün yenilikçi markası Nef, üniversite öğrencilerini özgün tasarıma teşvik etmek ve sektöre ilham vermek için Yapı-Endüstri Merkezi organizasyonuyla bir tasarım yarışması başlattı. ‘Fold It’ isimli yarışmayla Nef, gençlerin yenilikçi fikirleri desteklemeyi amaçlıyor. Mimarlık, içmimarlık, endüstriyel tasarım eğitimi gören öğrencilerin katılabileceği yarışmanın başvuruları, “Yaratıcılığını Katla” sloganıyla başladı.

Başvurular 22 Mayıs’a kadar devam edecek

“Yaratıcılığını Katla. Mekandan Ürüne, Üründen Mekana Hayal Ettiğini Tasarla” konusu ile düzenlenen yarışmada, katılımcılardan, hayallerindeki yaşam alanını senaryolaştırmaları, senaryolarında FOLD aktiviteleri önermeleri, önerdikleri kurgu içinden seçtikleri FOLD’u çizmeleri ve FOLD mekanına ait bir nesneyi tasarlamaları bekleniyor. Gençlerin iç mekân ve ürün tasarımında mimarlık, içmimarlık, endüstriyel tasarım disiplinlerinden olmak üzere disiplinlerarası bir çalışma pratiği içinde birlikte çalışmalarının teşvik edildiği yarışmada, ulaşılabilir, ekonomik ve sürdürülebilir tasarımlar ve çözümlemeler ödüllendirilecek. Mimarlık, Güzel Sanatlar, Sanat ve Tasarım Fakülteleri'nde 2016 - 2017 Bahar Yarıyılı itibariyle öğrenim gören lisans ve yüksek lisans öğrencileri arasında düzenlenen yarışmaya başvurular, 22 Mayıs’a kadar devam edecek. Sonuçlar ise 20 Haziran’da açıklanacak. Yarışmanın birincisi 5.000 TL, ikincisi 3.500 TL ve üçüncüsü 2. 500 TL ödülün sahibi olacak. Birincilik ödülü alan proje, NEF ile birlikte geliştirilebilecek ve NEF’in FOLD konsepti içine dahil edilecek.

Yarışma jürisinde SBD Mimarlık Kurucusu mimar Sibel Dalokay Bozer, İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı akademisyen ve sanatçı Doç. Dr. Can Altay, Studio Nakışçı’nın kurucusu ve tasarımcı Tamer Nakışçı, Zoom TPU Kurucu Ortağı, tasarımcı ve iç mimar Atilla Kuzu ile Next Academy Başkanı ve iletişimci Levent Erden yer alıyor.

“Tasarımı demokratikleştirmeyi hedefliyoruz”

Yarışmayla ilgili değerlendirmede bulunan Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur, “NEF, kurulduğu ilk günden beri metrekarelerle değil, santimetrekarelerle çalışan bir firma. Yaptığı inşaatlarla değil, tasarımlarıyla ve bakış açısıyla bilinmek için yola çıktık ve bu yolda çalışmalarımıza devam ettik. Attığımız her adımda kendimize “Neden daha iyi olmasın?” sorusunu sorduk. Bu yarışma da NEF’in tasarıma inancının ve yaklaşımının sonuçlarından biri. Tasarımı demokratikleştirme amacımıza hizmet eden yarışma ile Türkiye’nin genç tasarımcılarını, onların yaratıcılıklarını ortaya çıkararak dünyaya kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.

Fold ile katlanabilen ev, katlanabilen ofis

Nef’in “Neden herkesin 5000 m2 evi olmasın?” diyerek hayata geçirdiği Fold konsepti, ürünün yapısını tamamen değiştiren ve statikliğini kırmaya yönelik bir yaklaşım olma özelliğine sahip. Burada sahip olduğunuz metrekareyi kolaylıkla genişletmek, mekanı ihtiyacınıza yönelik büyütüp küçültmek mümkün. Sinema odası, müzik ve hobi ortamları, oyun odaları gibi birçok farklı Fold’a sahip Nef projelerinde, sakinler foldları istedikleri zaman kullanabiliyorlar, kullandıkça ve kullandıkları kadar ödeyebiliyorlar.

Dünyada ilk kez Nef projelerinde uygulanan Foldhome’un temel amacını “bir eve sığmayacak tüm odaların katlanarak eve dahil edilmesini sağlamak.”

Bir Nef keşfi olan Foldhome’dan sonra Foldoffice’ler ise Nef ofislerinde ihtiyaca göre istenilen metrekarede ofise sahip olmayı sağlıyor. Ortak kullanım alanı sistemine dayanan Foldoffice ihtiyaç olmadığı halde daha büyük metrekarelere mecbur kalıp daha fazla ödemekten kurtarıyor. Ortak kullanım alanları ve verimlilik saptayan standartları sayesinde sabit giderleri azaltıyor. İhtiyaç duyulan fakat 1000 metrekare ve daha büyük ofislerde bile bulunmayan olanaklar, en küçük metrekare sahip ofislere bile sunuluyor.

Yarışma detayları ve başvurular için:www.neffoldit.org

 

 

 


Dünyanın En Beyaz Sırlı Porselen Karosu, Decovita tarafından Türkiye’de üretildi!

Büyük ebat rektefiyeli parlatılmış sırlı porselen ve teknik porselen karo üreten Decovita, Tasarım ve İnovasyon Merkezindeki 35 kişilik uzman kadrosu ve yerli - yabancı iş birlikleriyle beraber gerçekleştirdiği özgün Ar - Ge çalışmaları sonucunda, Dünyanın En Beyaz Sırlı Porselen Karosunu Türkiye’de kurulu fabrikasında üretmeyi başardı.Dünyanın En Beyaz Sırlı Porselen Karosu, Decovita tarafından Türkiye’de üretildi!

Geçtiğimiz yıl Bilecik’teki Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde son teknoloji kullanarak kurduğu fabrikasında, 76 ülkeden 1861 çeşit doğal taş desenini kaliteli seramikle buluşturan Decovita Seramik’in, dünyanın en beyaz seramiğini üretme çalışmaları başarıyla sonuçlandı. Üretim teknolojisi gereği 1200 dereceler gibi yüksek sıcaklıklarda pişirilen sırlı porselen karolarda, bugüne kadar maksimum beyazlık değeri (L), 92 - 93 birimi geçemiyordu. Ancak Decovita Ar - Ge ve inovasyon uzmanları, üniversite ve tedarikçilerle yürüttükleri uzun soluklu çalışmalar neticesinde, beyazlık değeri 95 birim üstü olan seramik karoyu, geleneksel opaklaştırıcılar kullanmadan üretmeyi başardı.

2016 Eylül ayında, seramik sektörünün en büyük fuarı olarak kabul edilen İtalya’daki Cersaie Fuarı’nda bir İspanyol firması, L değeri 93,5 üstü olan ürününü, dünyanın en beyaz sırlı porselen seramiği olarak duyurmuştu. Decovita bu değeri 1,5 birim daha artırarak, bugüne kadar dünyada üretilen en beyaz sırlı porselen seramiği üretmiş oldu.

Ar - Ge Merkezleri Kanununda yapılan düzenlemelerle 2023 hedeflerine koşan ülkemizdeki sanayi hamlesine paralel olarak tasarım, Ar - Ge ve inovasyon merkezi kurduklarını belirten Decovita Seramik İcra Kurulu Üyesi Ali Küçük, ülkemizde yetişen uzmanlar ile ulusal ve uluslararası iş birlikleri gerçekleştirerek, seramik karo üretimindeki ithal malzeme oranını yüzde 10’lar mertebesine düşürdüklerini ifade etti.

Ar - Ge bütçesi Türkiye ortalamasının dört katı

“Yapabildiklerini ve Satabildiklerini” üreten bir firma olmak yerine, tamamen müşteri isteklerinin zamanında karşılandığı, “Kalite ve maliyetler açısından uluslararası pazarlarda rekabet edilemeyecek” üretim modeli üzerinde çalıştıklarını söyleyen Ali Küçük, “Ar - Ge, tasarım ve inovasyon harcamalarımız için, toplam ciromuzun yüzde 5’i kadar bir pay ayırıyoruz. Decovita olarak Ar - Ge harcamaları bütçemiz, Türkiye ortalamasının 4, dünya ortalamasının ise 2,5 katı. Bu çalışmalarımız neticesinde, yerli insan kaynaklarıyla ve tamamen yerli malzemeler kullanarak, üniversite - sanayi iş birlikleriyle ürettiğimiz Dünyanın En Beyaz Sırlı Porselen Karosunun, Türkiye seramik sektörü için önemli bir aşama olduğunu düşünüyoruz. Benzer inovatif çalışmalarımız sürüyor. Sektördeki yeniliklerimizi, sırası geldikçe paylaşmaya devam edeceğiz’’ diye konuştu.

 












EMLAK KONUT PROJELERİ




PROJELERDE SON DURUM

Osman Cihad Esen
cihad.esen@yeniprojeler.com

Isı Yalıtımıyla Enerji Tasarrufu

Av. İrfan Niğdeli - İstanbul Hukuk Bürosu

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Fatih Karakaş
fatih.karakas@kentselplatform.com

Siyasi Belirsizliklerin Kentsel Dönüşüm Üzerindeki Etkisi! 2015-09-22

Av.Cihat Demirbağ
avukat@cihatdemirbag.com.tr

Kentsel Dönüşümde 2016 Kira Yardım Miktari Arttı

Yüksek Mimar Müge Turgay Karamuk
mugeturgay@mugeturgaymimarlık.com

Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm



yeni konut projeleri iphone da


Haritada konut projeleri


KREDİLER


DEKORASYON


ENERJİ SEKTÖRÜ