FacebookTwitterKünye|Hakkımızda|Basında YeniProjeler.com|Servisler|Sektörel Haberler|İletişim
ÜYE GİRİŞİ | KURUMSAL GİRİŞ

Yeni Projeler Logo
İSTANBULANKARAANTALYAİZMİR
Yüksek Mimar Müge Turgay Karamuk
mugeturgay@mugeturgaymimarlık.com

Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm

Kentsel Dönüşüme Mimar Bakışı
Mail At
Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm

Riskli yapıların yenilenmesi olarak da tanımlanan Kentsel Dönüşüm, hepimizi yakından ilgilendiren bir konu haline geldi. Kentsel dönüşüm Kanunu, (6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların dönüştürülmesi hakkındaki Kanunu) mevcut depreme dayanıksız, ekonomik ömrünü tamamlamış eski binaların, depreme dayanıklı, modern yaşamın gerektirdiği olanaklara sahip, yeni binalara dönüştürülebilmesini amaçlayan bir kanun. Kanunun en önemli özelliği ise kentsel dönüşüm kapsamına giren projeler teşvik için devletin kredi desteği, harç ve vergi muafiyetlerini sağlıyor olabilmesi. 1999 depreminde yaşanılanlar, İstanbul gibi mega bir kentin aktif bir fay hattında bulunması, Kentsel Dönüşümün çok da yerinde bir karar olduğunu ortaya koymaktadır.

Bir Kadıköy’lü olarak,  böyle bir yenilenmenin, amacına uygun olduğu takdirde ortaya güzel sonuçlar çıkarabileceğini düşünüyordum. Bir mimar olarak da mesleğimizin gerektirdiği değerlere saygı duyarak, kullanıcıların konfor şartlarına uygun, güvenli, estetik duygulara hitap eden, çevreye saygılı binaları tasarlama imkanı bulabileceğimizi ümit ediyordum. Fakat işin teorik kısmından sonra gelen pratik kısmına sıra gelince birçok konuda olumsuz olaylarla karşılaştım ve hala birçok sıkıntılı konuda savaş vermekteyim.

2013 yılından beri Kentsel Dönüşüm projeleri için konsept, etüt, ruhsat ve uygulama projeleri gibi konularda mimari hizmet vermekteyiz. Bu süre içerisinde karşılaştığımız mimari zorluk ve sıkıntıları paylaşmak isterim.

Projenin ana fikrini oluşturan etüt çalışmaları konusu biz mimarlar için belki de en önemli süreci oluşturuyor. Her proje, kendi içinde bir problemdir. Mimarın amacı o problemi en verimli ve uygun şekilde çözmektir. Her proje, yani her çözülmesi gereken problem, kendine has özellikler taşır. Projenin uygulanacağı arsa boyutları, büyüklüğü, konumu, kullanıcı tipi, kullanıcı talepleri, ihtiyaç programı, estetik kaygılar gibi pek çok kriter problemin çözümünde rol alır. Tüm bu kriterler göz önüne alınarak tasarlanan konsept proje o mimarın kendine has emeği ve tasarımıdır. Tasarım süreci bu nedenlerden dolayı zorlu bir süreçtir. En doğru ve verimli çözümü bulmak emek ve zaman ister. Süreç sonunda ortaya çıkan fikir projesinden sonra gelen süreçler, kullanıcı talepleri doğrultusunda revize edilir, ruhsat ve uygulama süreçleri ise tamamen bu tasarım projeyi takip eden resmi ve teknik konuları kapsar. Bu nedenlerden dolayı etüt yani konsept proje ana fikirdir ve önemlidir. Fakat yaptığımız etüt çalışmaları sırasında karşılaştığımız sorunlar kullanıcı ve müteahhitlerin bu konuda biz mimarlardan farklı düşündüklerini ortaya koymaktadır. Örneğin çoğu müteahhit firma etüt proje için bir bedel ödemeyi kabul etmemektedir. Hal böyle olunca etüt projelere verilen önem ve zaman azalmaktadır. Piyasada birbirinden çalınmış, kendine özgü olmayan kopya projeler gezinmektedir. Bu durum mimari açıdan gerçekten vahim bir durumdur. Emeğe saygının kabul görmediği yerde iyi bir projenin çıkması olanaksızdır.

Avan projedeki sıkıntıları atlattıktan sonra ruhsat projesi süreci başlar ki bu süreçte de karşılaşılan problemler küçümsenmeyecek ölçüde olabilmektedir. Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra Kadıköy gibi arsa fiyatlarının yüksek olduğu bir ilçede inşaat yoğunluğunun olacağı öngörülebilir bir düşünceydi. Fakat Kadıköy Belediyesi’ndeki proje yoğunluğunun, raportörlerin sayısına göre az sayıda olması,  yönetmeliklerin nasıl yorumlanacağı gibi birçok konu bu sürecin özellikle başında pek çok olumsuzluk yaşanmasına sebep oldu. Bu tip sorunların daha fazla yaşanmaması için sonrasında her gün vatandaşların projeleriyle ilgili soru sorabilmesi için ayrı bir birim kuruldu. Bu yenilik sorunlardan birine çözüm getirmiş oldu. Fakat diğer sorunlar maalesef hem belediye hem de vatandaşlar için devam etmektedir. Bu bakımdan kentsel dönüşüm sürecinde oluşan proje yoğunluğunu giderebilmek için keşke ek bir kadro getirilebilseydi. Böylelikle raportörler de biraz olsun nefes alabilme şansına sahip olur, projelerin onay süreleri daha kısa sürede tamamlanır, müteahhitler dolayısıyla mimarlar da bu durumdan daha az etkilenirdi.

Ruhsat projesinin onayı alındıktan sonra biraz olsun ferahlayan mimarı, uygulama projesi sürecinde başka sıkıntılar beklemektedir. Tabii mimari hizmetleriniz içinde uygulama projesi de var ise. Çünkü gördüğüm kadarıyla Kadıköy’de bulunan çoğu proje müellifi hizmet olarak ruhsat projesinden sonra başka bir hizmet vermemekte veya böyle bir hizmet talep edilmemektedir. Bu durumun getirdiği zorluklardan dolayı sadece uygulama projesi için verdiğimiz hizmetler çoğalmaktadır. Halbuki mimarlık hizmeti projenin başından sonuna kadar o mimarın sorumluluğunda olmalıdır. Durumun böyle olması uygulama sırasında şantiyelerde birçok yanlış veya eksik uygulamalara, çirkin görüntülere sebep olabilmektedir. Müteahhitler karşılaştıkları problemleri yerinde çözmeye çalışmakta, zaman kaybetmektedirler. Kat maliklerinin tüm isteklerini yerine getirmeye çalışırken projenin tasarımından uzaklaşmakta ortaya mimarın hiç istemeyeceği görüntüler çıkmaktadır. Uygulama süreci boyunca mimar ile uygulayıcı müteahhit, her zaman iletişimde olmalı, müteahhit mümkün olduğunca mimarın görüşlerine saygı duymalıdır. Mimar da müteahhitten gelen talepleri kendi çizgisi doğrultusunda çözmeye çalışmalıdır.

Kentsel dönüşüm sürecinde mimar olarak yaşadığım zorlu birkaç konuyu kısaca anlatmaya çalıştım. Emeğe saygının daha önemli olduğu, süreçlerin daha kısa sürelerde bitirilebildiği, Kadıköy gibi nezih bir semte yakışacak binaların tasarlanıp, uygulandığı günleri yakın bir zamanda yaşayabilmeyi umuyorum.

 

F. Müge Turgay Karamuk

23.11.2015

Türkiye İmsad Başkanı Fethi Hinginar; “Yılsonu İhracatı 19 Milyar Dolar Olacak”…

7. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nin İki Bölümden Oluşan Sabah Oturumu Son BulduTürkiye İmsad Başkanı Fethi Hinginar; “Yılsonu İhracatı 19 Milyar Dolar Olacak”…

Türkiye İMSAD tarafından 2009 yılından bugüne gerçekleştirilen 7. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nin Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Canan Ercan Çelik, Hürriyet ve Radikal Ekonomi yazarı Uğur Gürses, Mimar Nevzat Sayın, Prof. Dr. M. Pınar Mengüç ve Şehir Plancı A. Faruk Göksu’nun konuşmacı olarak yer aldığı sabah oturumları son buldu.

Değişen Dünya ve Değişen İhtiyaçların konu edildiği ilk iki oturum Türkiye İMSAD Başkanı Fethi Hinginar, TürkMMMB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Süreyya Ural, TürkSMD Yönetim Kurulu Başkanı Aytek İtez, İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Murat Kalsın, TİM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açılış konuşmalarıyla start alan Zirve önemli konulara ev sahipliği yaptı.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından bu yıl yedincisi düzenlenen Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi, Değişen Dünya Gelişen Malzeme temasıyla sektör liderlerinin katıldığı ve gün boyu süren dört oturumda geleceğin dünyasında inşaat ve inşaat malzemeleri sektörlerinin nasıl bir konum belirlemesi gerektiği masaya yatırıldı.

Hinginar: “Yılsonu ihracatı 19 milyar dolar olacak”

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren, aynı zamanda zirveye ev sahipliği yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı F. Fethi Hinginar, inşaat sektörünün, çatısı altında topladığı yüzlerce alt dalla birlikte Türkiye ekonomisinin en değerli kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Hinginar, Türkiye inşaat malzemeleri sektörünün 2014 yılı rakamları konsolide edildiğinde 21.2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğine değinerek, şu rakamsal değerlendirmelerde bulundu: “Bu rakam 2013 yılında 23 milyar dolardı. Bu yıl, özellikle de yakın çevremizde cereyan eden siyasi karışıklıklar nedeniyle yılsonu ihracatımızın 19 milyar dolar seviyelerinde tamamlanacağını tahmin ediyoruz. Kısa vadeli dönemde bu tür ufak dalgalanmalar normal karşılanabilir. Ancak 2023 vizyonuyla 500 milyar dolar ihracatın gerçekleştirilmeyi hedefleyen ülkemizde, bizlerin inşaat malzemesi sanayicileri olarak, 20 milyar dolar seviyelerinde olan ihracatımızı 5-10 yıl gibi kısa bir sürede 50 milyar dolara, hatta 100 milyar dolara çıkarmamamız için hiçbir neden yoktur. Biz, sektör olarak bu gücü ve vizyonu kendimizde görüyoruz.”

Türkiye inşaat malzemeleri sektörünün dünyada 5. sırada olduğuna değinen Hinginar, gerekli siyasal ve ekonomik koşullar sağlandığında mevcut pazarın 2-3 katına çıkmasının hayal olmadığını söyledi. Hinginar, Güney Kore örneğinden yola çıkarak, “Günümüzdeki gelişmiş ülkeler, bu gelişmişlik seviyesine yarattıkları güçlü sanayi, eğitim, nitelikli iş gücüne, Ar-Ge’ye yatırım yaparak; inovatif üretimi destekleyerek, global pazarda rekabet edebilecek şirketler yaratarak ulaştılar” dedi.

Ural: “Sorumluluklarımızın bilincindeyiz”

TürkMMMB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Süreyya Ural, “Teknolojide elde edilen ve hızlanarak devam eden gelişmeler, dünyamızın ekolojik düzeninin korunması ile ilgili artan kaygılar, verimlilik, sürdürülebilirlik, ekonomiklik gibi öne çıkan gelişmeler ve yaklaşım farklılıkları şüphesiz ki inşaat sektörünün her alanında kullanılan en temel malzemelerden çimento-agrega gibi, en son detay ürünlere kadar tüm ürünlerde yenileşme, değişim ve gelişimi zorunlu kılmaktadır” diyerek, dünyada süren gelişmelerden ülkemizin sadece malzeme ithalatçısı, veya lisanslı üretici firmaları olarak değil, Ar-Ge departmanları ile bu süreçte önde ve önder olan üreticileri ve tasarlayıcı/uygulayıcıları olarak herkese önemli görevler düştüğünü belirtti.

İtez: “Üniversite ve sanayi ortaklıkları gerek”

“Tasarımı en üst düzeylere çıkararak, nitelikli yapılar üretmeye devam edeceğiz” diyen TürkSMD Yönetim Kurulu Başkanı Aytek İtez ise, “Biz mimarlar olarak, değişen dünyanın gerektirdiklerini benimseyerek ve avantajlarından faydalanarak tasarımlarımızı uygulayacağız. Üniversite ve sanayi kuruluşlarının Ar-Ge odaklı iş birlikleri ile bilgi alışverişi yaparak yeniliklerin öncüleri olacağız” dedi.

Kalsın: “Dünyanın geleceğini şekillendiren değişim ve dönüşümü hissediyoruz”

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde dünyanın yeniden inşa edildiğine ve geleceğinin şekilleneceğine dikkat çeken İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Murat Kalsın, “Etkinliği ve güvenilirliği yüksek, fiziksel, kimyasal ve mekanik özellikleri daha üstün olan inşaat malzemeleri, dünyanın geleceğini şekillendiriyor. İşte bu değişim ve dönüşümü İnşaat sektöründe ve kullandığımız malzemelerde çok yakından hissediyoruz. Bu zirvede ortaya çıkacak fikir ve öneriler, sektörün geleceğine ışık tutacaktır” dedi.

Büyükekşi: “Kaliteli, inovatif ve rekabetçi malzeme üretimiyle Türkiye’nin gelecek hedeflerine daha fazla katkı sağlayacağız.”

İnşaat sektörü ve sektörün girdisini arz eden inşaat malzemeleri sektörünün istikrarlı bir gelişim göstermesinin ekonomi için büyük bir kazanç olduğunu belirten TİM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Türkiye’de inşaat sektörünün büyüklüğü ve birçok sektörle bağlantısı bu sektörü ülkemiz için stratejik ve oldukça önemli kılıyor. Özellikle inşaat malzemesi sektörünün, içinde bulunduğumuz çağın gerektirdiği niteliklere fazlasıyla sahip, kalite ve tasarımıyla fark yaratan ürünleriyle dış pazarda sürdürülebilir ve yüksek rekabet gücüne sahip olması sektör için olduğu kadar tüm ekonomimiz için önem arz ediyor. Bu sebeple, ihracatçı ailesi olarak her zaman vurguladığımız yenilikçilik ve Ar-Ge faaliyetleriyle, stratejik önem taşıyan bu sektörde gelişimin her zaman daha iyi seviyelerde gerçekleşmesini hedefliyoruz.’’ açıklamasında bulundu.

I. Oturum – Değişen Dünya: Yeni Sanayi Devrimi, Sürdürülebilirlik, Değişim

Yeni sanayi devrimi, sürdürülebilirlik ve değişim konularının işlendiği ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Canan Ercan Çelik ile Hürriyet/Radikal Ekonomi Yazarı Uğur Gürses’in katıldığı birinci oturum inovasyon ve sürdürülebilir yaklaşımlar üzerinde yükseldi.

Kansu: “İnşaat sektörü, inovasyonla kabuk değiştiriyor, gelişiyor”

İnşaat sektörünün inovasyonla ortaya çıkan yeni malzemelerle sürekli kabuk değiştirdiğini ve geliştiğini söyleyen Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, “Sektöre baktığımızda, yapı malzemeleri üretimi ve dağıtımı ile başlayan ve hem mühendislik & mimarlık hem de inşaat alanlarındaki becerimizle Türk firmalarının uluslararası alanda ciddi oyuncular olmaya başladıklarını gözlemliyoruz. Toplam kalite vazgeçilmez. Firmalar en az fire ile en mükemmel ürünü, en hızlı şekilde müşterilerine, tam zamanında sunacak mükemmel bir tedarik zinciri kurmalı; değişken ekonomik şartlarda şirketin rotasını ve kaynaklarını optimumda dengelemeliler. Teknolojinin rekabette en önemli araçlardan biri olduğu günümüzde ERP/CRM çözümleri firmanızın en önemli kaynağı insan gücünüz ile süreçlerinizi ve teknolojiyi bir araya getiren sistemlerdir. Bu çözümleri başarı ile uygulayan firmalar pazarda fark yaratıp, rekabette öne çıkacaklardır” dedi.

Çelik: “Kurumsal ve ulusal sürdürülebilirlik stratejisi hayata geçirilmeli”

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Başkanı (SKD Türkiye) Canan Ercan Çelik ise, 2050’de 9 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun çoğunun gelişmekte olan ülkelerde yaşayacağına, kente göçün artarak devam edeceğine ve en önemlisi iklim değişikliğinin yarattığı sorunların hepimizin yaşamını daha çok etkileyeceğine dikkat çekti. Çelik, “Sosyal politikaları gözden geçirmediğimiz ve küresel çevresel bileşenler olan iklimi, ozon tabakasını, ekolojik yaşam çeşitliliğini gözetmediğimiz takdirde ulusal ve bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliği de bir soru işareti olarak kalacak. Ülkemizin küresel ekonomide yerini sağlamlaştırabilmesi için kurumsal ve ulusal sürdürülebilirlik stratejisinin hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. 7. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi gibi, kalkınma açısından kritik bir sektör olan inşaat sektörünün liderlerini bir araya getiren bir platformun sürdürülebilirliği gündemine taşıması son derece önemli ve sevindirici bir adım” dedi.

İnşaata Sanat Çerçevesinden Bakış

İlk oturumun ardından Avrupalı tasarımcılar Pinar&Viola tarafından yapılan Future Human Habitat konulu özel sunumda inşaata sanat çerçevesinden bakış açısı yorumlandı. Tasarımcılar Pınar Demirdağ ve Viola Renate, inşaat sektöründeki ve onun ötesindeki günümüz zorlukların üstesinden gelinmesi için ihtiyaç duyulan yeni tasarım sistemlerini masaya yatırdı. İkili sosyal ve gezegensel angajmanları arttırmak ve sürdürülebilir, yaşama dönük geleceğin çözümlerine yönelik vizyonel bakış açılarını katılımcılarla paylaştı.

II. Oturum – Değişen İhtiyaçlar: Dünyadaki Değişimin Yapılaşmaya ve Yapılara Etkileri

Zirve’nin “Değişen İhtiyaçlar: Dünyadaki Değişimin Yapılaşmaya/Yapılara Etkileri” konulu ikinci oturumunda Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri NSMH Kurucusu Nevzat Sayın, Özyeğin Üniversitesi, Makina Bölüm Başkanı / Enerji, Çevre Ve Ekonomi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Pınar Mengüç ve Kentsel Strateji Proje Geliştirme ve Danışmanlık Kurucu Ortağı, Şehir Plancı A. Faruk Göksu konuşmacı olarak yer aldı.

Kentleri Yeniden Düşünmeliyiz

Kentsel Strateji Kurucu Ortağı A. Faruk Göksu, yaptığı konuşmada kentlerin geleceğe hazırlanması gerektiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kentlerimizin pek çoğunun kompakt gelişimi ile kontrolsüz büyümenin ortaya çıkardığı sorunların bugün başta ulaşım, standartları düşük çevreler, açık alan yetersizliği gibi önemli sorunların yanı sıra kentlerin yönetim sorununu da ortaya çıkardığını belirten Göksu, ‘Kentlerimizin kontrolsüz büyümesi akıllı büyüme ve akıllı kent kavramının önemini son yıllarda gündeme taşımıştır. Akıllı kent kavramının en temel ilkesinin iyi yönetim ve kaynakların etkin kullanımıdır.  Maalesef, yerel yönetimler akıllı kent kavramını teknoloji odaklı projeler olarak algılamakta ve akıllı bina ölçeği olarak ele almaktadır. Aksine bölge ve kent sistematiği içinde vizyon, tasarım ve sosyal etki temalarının öncelikli ele alındığı yeni kent yönetim modelleri tartışmaya açılmalıdır.”

Nanoteknolojik ilerlemeler çığır açacak

Eldeki malzemeye dayanan geleneksel mühendislik tasarımlarının değiştirilerek, malzeme tasarımından yola çıkan bir anlayışa dönüşmesi gerektiğine değinen Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi Direktörü Prof. Dr. M. Pınar Mengüç, “Özellikle nanoteknolojideki ilerlemeler yeni malzemelerin istediğimiz özelliklerde üretilmesine imkan verebiliyor. Bence bilimsel olarak üst düzeyde yapılacak olan çalışmaların kullanıcıya taşınması ile enerji kullanımında, harmanlanmasında ve verimliğinde oldukça köklü değişiklikler bekliyor olacağız. Bu değişiklikler tüm dünyada binalarda ve endüstriyel uygulamalarda bir çığır açma yolunda. Aynı gelişmeleri ülkemizde de yaygınlaştırmamız bu konulardaki bilgi birikimini ve üniversite-sanayi işbirliklerini arttırarak gerçekleşecektir” diye konuştu.

 


Başkent Ankara, gayrimenkulde İstanbul pazarına meydan okuyor

Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük gayrimenkul yatırım danışmanı ERA, Türkiye’de büyümesine yatırımcılarına verdiği ücretsiz eğitim ve seminerlerle devam ediyor. Başkent Ankara, gayrimenkulde  İstanbul pazarına meydan okuyor

ERA bu kez Ankara’da ‘gayrimenkul danışmanlığı sektörü ve franchise’ konusunda seminer verdi. Seminer’de Ankara pazarının avantajları ve potansiyeli konularına yer verildi.

ERA Gayrimenkul Türkiye, eğitim ve seminerlerine ‘Kendi İşine Sahip Olmaya Hazır Mısın?’ sloganıyla Başkent Ankara’da devam etti. Ankara’nın konut alanındaki potansiyelini gözler önüne sermek ve gayrimenkul danışmanlığı sektörünü anlatmak üzere yatırımcı ve yatırımcı adaylarıyla bir araya gelen ERA Gayrimenkul, sektörün yatırımcı için avantajlarını anlattı. Ücretsiz olarak verilen seminere kayıt yaptıranlar aynı zamanda ‘DISC Kişilik Envanteri’nin de sahibi oldu.

ERA Gayrimenkul Türkiye Franchise Satış Yöneticisi Caner Öner ‘Seminer’de Ankara pazarının potansiyeli ve avantajları hakkında konuştu: “Sadece Eskişehir yolu boyunca uzanan binalar değil özellikle Çayyolu, Ümitköy ve Yaşamkent’te bu inşaat firmaları, yüksek kalitede inşaat malzemesi ile üretilmiş modern, çoğunlukla geniş sosyal merkezlere ve yeşil alanlara sahip konut projeleri ile ön plana çıktılar. Özellikle Yaşamkent gibi gelişimi sürekli olarak artan bir grafiğe sahip olan semtlerimizde, yatırımcının bu dönemsel krizleri iyi kullanması gerektiğini düşünüyoruz. Yaşamkent ve Çayyolu bu anlamda potansiyeli çok kuvvetli bölgelerdir. Buna günlük hayattan en basit şekilde örnek verecek olursak; artık konut projesi reklam ve afişlerinin yoğunluğu neredeyse dört beş adım başına olduğunu görüyoruz. Şu an için bu bölgelerde ikamet edenlere, sürekli çalışan iş makinalarının ana ve tali yollarda oluşturdukları deformasyon ve yoğunluk ne kadar olumsuz bir etki yaratsa da aslında gelecek için yapılan yatırımın ciddi bir göstergesi olduğunu ön plana atmakta fayda var. Projeler Çayyolu’nun hem değerini artırıyor hem de evini satmak ya da kiralamak isteyenlere bir bakıma olanak sağlayıp yeni bir kapı açıyor diyebiliriz. Özellikle bu dönemde piyasanın işleyiş istatistiklerine baktığımızda geçen seneye göre satış oranının Ankara genelinde düştüğünü, fakat hali hazırda yükseliş döneminin de kapıda olduğunu öngörmekteyiz.”

Seminerde Ankara konut pazarı ile ilgili bilgi veren ERA Gayrimenkul Danışmanı Ece Efe de şunları söyledi: “Başkent Ankara; İstanbul gibi nüfusu yoğun olan bir şehre inşaat projeleri ile adeta kafa tuttuğunu görmekteyiz. Ankara Eskişehir yolu boyunca uzanan plaza merkezleri ve devam eden inşaatlar bu dönemde de yatırımcının dikkatini çekti. “

 


Babacan Yapı’dan Lansman Öncesi Muhteşem Kampanya 2015-11-26

Babacan Yapı, yeni projesi “Babacan Premium”un lansmanı öncesinde yatırımcılara kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Babacan Yapı’dan Lansman Öncesi Muhteşem Kampanya 2015-11-26

“Prim Yapmadan Premium’a Gelin” kampanyasıyla yatırımcılara %25 peşinat, Babacan Yapı bünyesinde 40 ay sıfır faizle taksitlendirme imkanı veriliyorBabacan Yapı’nın, Esenyurt’ta hayata geçirdiği Babacan Premium projesine özel lansman öncesinde müthiş bir kampanyaya imza atıyor. Lansman öncesi Prim Yapmadan Premium’a Gelin sloganıyla çıkan kampanyanın ödeme planında uygun şartlar sunuluyor. Kampanyada yüzde 25 peşinat, Babacan Yapı bünyesinde 40 ay sıfır faiz ile taksitlendirme olanağı veriliyor. Ayrıca banka kredili ödeme sisteminde de yüzde 25 peşinatın,  yüzde 5’lik kısmını peşin olarak, kalan kısmını %5’lik parçalar halinde 6, 12, 18 ve 24 ay taksitle ödenebilecek. Geri kalan %75’lik kısım için ise %0,99 faiz oranı ile  120 aya kadar vade yapılabilecek.

Esenyurt Bölgesi’ne Değer Katan Proje; Babacan Premium

Yaklaşık 152 bin metrekare inşaatın bulunacağı Babacan Premium projesinde, 1216 konut, alışveriş merkezinde 102 ticari ünite yer alacak. Her ihtiyaca yönelik 1+0’dan, 3+1’e düz ve loft dairelere kadar geniş seçenekler sunulan Babacan Premium 41 katlı kule projesinde 1+0 ve 1+1’ler, diğer 27 şer katlı 4 blok olan aile rezidanslarında 2+1 ve 3+1’ler yer alacak. Eylül ayında inşasına başlanan projenin 1. etabının 2018 yılı Haziran ayında, 2. etabının ise 2018 yılı Eylül ayında teslimi planlanıyor.

İstanbul’un modern yüzü Beylikdüzü’nde avantajlı konumuyla da dikkat çeken Babacan Premium; E5’e 100 metre, metrobüs istasyonuna 500 metre ve Atatürk Havalimanı’na 15 km uzaklıkta yer alıyor. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi ve birçok özel üniversiteye metrobüs ve diğer toplu taşıma araçlarıyla 15 dakika içinde ulaşım imkanı sağlıyor.

Ev sahiplerine sadece ev değil, farklı olanaklarıyla tam bir yaşam alanı sunan Babacan Premium; sosyal alanlarıyla stresten uzak rahat bir yaşamın kapılarını aralıyor. Konfor ve prestiji tek bir çatı altında buluşturan projede; özel peyzaj düzenlemeleri, sosyal tesis, 24 saat kapalı devre güvenlik sistemi ve spor kulübü bulunuyor.


Mega ulaşım projeleri hükümet programında

Başbakan Ahmet Davutoğlu 64. hükümetin programını açıklandı. Programda başta İstanbul’da olmak üzere mega ulaşım projeleri dikkat çekti.İşte 64. hükümet programında olan büyük ulaştırma projeleri:Mega ulaşım projeleri hükümet programında

MEGA ULAŞIM PROJELERİ HAYATA GEÇECEK
 "İstanbul Boğazı'nın altından iki defa tünel yapmak yerine dünyada bir ilk olmak üzere tek geçişte tek tünel halindeki karayolu ve metro geçişlerini kapsayan 3 katlı Büyük İstanbul Tüneli'ni tasarlandı."
 "Günde 6,5 milyon vatandaşın kullanacağı toplam 9 farklı raylı sistem birbirine bağlayacak, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinin trafiğine nefes aldıracak projenin YİD modeli ile yapımına başlanacak."
 KANAL İSTANBUL PROJESİ DEVAM EDECEK
 "2011'de duyurulan Kanal İstanbul Projesi'nin çalışmalarına devam ediliyor."
 "Ankara ve İstanbul arasını 1,5 saate indirecek yüksek hızlı tren projesi, YİD modeliyle, etaplar halinde gerçekleştirmek üzere proje çalışmaları başlatıldı."
 ŞEHİR İÇİ PROJELER TAMAMLANACAK
 "Başta İstanbul olmak üzere raylı sistem yatırımlarına hızla devam edeceğiz. Ankara'da Tandoğan-Keçiören, AKM-Gar-Kızılay, İstanbul'da Levent-Hisarüstü, Üsküdar-Ümraniye-Dudullu, Kartal-Kaynarca, kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey, Bakırköy-Kirazlı, Kaynarca-Sabiha Gökçen,Marmaray Raylı Sistem Projelerini, Antalya havalimanı-expo, projelerini tamamlanacak."

Kaynak:Milliyet
 
 


Arzum'dan Türkiye'de bir ilk: Tüm ürünler 90 gün içinde para iade garantili!

Yenilikçi ürünlerine güvenen Arzum, tüm ürünlerinde 90 gün içinde para iade kampanyası başlattı. Arzum'dan Türkiye'de bir ilk: Tüm ürünler 90 gün içinde para iade garantili!

Türkiye'de bir ilk niteliği taşıyan 90 gün içinde para iade kampanyası 26 Kasım 2015 tarihinde başlayıp 31 Ocak 2016 tarihine kadar sürecek.

Küçük ev aletleri sektörünün lider markası Arzum, ürünlerine o kadar güveniyor ki, tüm Arzum ürünleri  90 gün boyunca para iade garantisiyle satılıyor. Türkiye'de bir ilk niteliği taşıyan 90 gün içinde para iade kampanyası 26 Kasım 2015 tarihinde başlayıp 31 Ocak 2016 tarihine kadar sürecek.

Yaptığı yeniliklerle sektöründe pek çok 'ilk'e imza atan Arzum'un gıda hazırlama, pişirme ve kızartma, içecek hazırlama, temizlik, kişisel bakım, ütü, mutfak aletleri ve aksesuarlar olmak üzere 8 ürün kategorisinde; 250’den fazla ürünü bunuyor. Satın aldığı Arzum ürününden memnun kalmayan tüketiciler, 90 gün içinde ürünü iade edip ödediği parayı geri alabilecek. Kuruluşundan bu yana yenilikçi ürünleri, yaygın servis ağı  ve satış sonrası hizmetleri ile müşteri sadakati yaratmayı başaran Arzum, 90 gün içinde para iade kampanyası ile mükemmel müşteri memnuniyeti oluşturmayı hedefliyor.

Arzum Elektrikli Ev Aletleri Hakkında:

Türkiye’de elektrikli ev aletleri sektörünün pazar lideri konumunda olan Arzum, 1966 yılında kuruldu. Dünyanın pek çok ülkesine ihracat gerçekleştiren Arzum, gıda hazırlama, pişirme ve kızartma, içecek hazırlama, temizlik, kişisel bakım olmak üzere 6 ürün kategorisinde; 250’den fazla ürünü ile bulunuyor. Arzum’un uluslararası operasyonları Hong Kong’ta bulunan ofisi dışında dört kıtaya yayılan 30’a yakın ülkede sahip olduğu geniş dağıtım ağını kapsıyor. ‘Yenilikçi’, ‘tutkulu’, ‘samimi’ ve ‘özenli’ ‘ güvenilir” olmak şeklinde sıraladığı değerleriyle Arzum, kuruluşundan bu yana müşterilerine en iyi teknolojiyi ve ürünleri sunmakta. TGI Global’in araştırmasına göre Türkiye’nin en çok tercih edilen ilk 10 markası arasında yer alan Arzum ürünleri, Türkiye’de 10 milyondan fazla evde kullanılmaktadır




EMLAK KONUT PROJELERİ




PROJELERDE SON DURUM

Osman Cihad Esen
cihad.esen@yeniprojeler.com

Isı Yalıtımıyla Enerji Tasarrufu

Av. İrfan Niğdeli - İstanbul Hukuk Bürosu

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Fatih Karakaş
fatih.karakas@kentselplatform.com

Siyasi Belirsizliklerin Kentsel Dönüşüm Üzerindeki Etkisi! 2015-09-22

Av.Cihat Demirbağ
avukat@cihatdemirbag.com.tr

Kentsel Dönüşümde 2016 Kira Yardım Miktari Arttı

Yüksek Mimar Müge Turgay Karamuk
mugeturgay@mugeturgaymimarlık.com

Bir Mimar Açısından Kentsel Dönüşüm



yeni konut projeleri iphone da


Haritada konut projeleri


KREDİLER


DEKORASYON


ENERJİ SEKTÖRÜ





Yeni Projeler Kentsel Dönüşüm Uzmanı Çevrimdışı